TEBRİKLER!
50 yaşına bastınız.
Sisteminiz otomatik olarak 5.0 sürümüne güncelleniyor.
İlk güncelleme:
“Elâlem ne der?” modu kapatılıyor.
Artık kim ne derse desin.
Çünkü 50’den sonra insanın kendi derdi kendine yetiyor.
Diz ve eklem sesleri yükleniyor.
Eğilirken “of…”
Kalkarken “ah…”
Bir yerden mutlaka “çıt” sesi geliyor.
Nereden geldiğini bilmiyorsunuz.
Ama Bahtiyar Yokuşu’na gelince bütün sesler aynı anda çalışmaya başlıyor.
Kanlıdere Yokuşu ise artık spor değil.
Performans testi.
Başarılı çıkarsanız sistem sizi tebrik ediyor.
Yakın gözlük kilidi açılıyor.
Telefonun yazısını okuyabilmek için kol otomatik olarak ileri uzatılıyor.
Biraz daha…
Biraz daha…
Olmadı.
Gözlük aranıyor ama gözlük kafanızda çıkıyor.
Görüntü kalitesi düşüyor ama özgüven hâlâ 4K.
SİSTEM YAVAŞLIYOR
GÜÇ tasarrufu modu açılıyor.
Akşam 10’dan sonra sistem kendiliğinden yavaşlıyor.
Saat 10.30’da uyku modu.
11’de tamamen kapanış.
Eskiden gece yarısı eve gelmezdik.
Şimdi 10.30’da dışarıda kalırsak aile:
“Başına bir şey mi geldi?”
diye merak ediyor.
Dahili meteoroloji sensörü kuruluyor.
Maraş’ın hava durumuna artık telefondan bakmaya gerek kalmıyor.
Bel ağrıyorsa, Hanımın Deresi tarafından yağmur geliyor.
Diz sızlıyorsa hava değişiyor.
Omuz tutulduysa rüzgâr geliyor.
Meteoroloji henüz açıklamadan:
“Yarın yağış var.”
diyebiliyorsunuz.
Artık beynin RAM kapasitesi yeniden düzenleniyor.
Buzdolabının kapağını açıyorsunuz.
İçeri bakıyorsunuz.
Bir şey arıyorsunuz ama ne aradığınızı bilmiyorsunuz, kapağı geri kapatıyorsunuz.
İki dakika sonra tekrar açıyorsunuz.
Belki hatırlarsınız.
Ama hatırlamıyorsunuz.
Evde başka odaya gidiyorsunuz, kapıda duruyorsunuz.
“Ben buraya niye geldim?”
Sistem cevap vermiyor.
RAM temizleniyor.
Ses verileri de güncelleniyor.
Kalabalık ve gürültülü ortamlarda beyin otomatik olarak kendini korumaya alıyor.
Gençken kalabalık eğlenceydi, 50’den sonra sessizlik nimet.
Eskiden Maraş’ın mahallelerinde kapıdan kapıya misafirlik vardı.
Şimdi aynı apartmanda oturan komşunun adını öğrenmek için WhatsApp grubuna bakıyoruz.
ÇİÇEK BÖCEK GÜNCELLEMESİ GELİYOR
DOĞA modu da devreye giriyor.
Bir anda çiçeklerle ilgilenmeye başlıyorsunuz.
Domates fidesi araştırıyorsunuz, biberin ne zaman dikileceğini öğreniyorsunuz.
Bir bakmışsınız:
“Bu kış için biraz da kekik, keven, karanfil falan alalım.” demeye başlamışsınız.
Gençken dünyayı değiştirmek istiyordunuz, 50’den sonra domatesin verimini artırmak yeterli geliyor.
Hafıza sistemi ise ilginç çalışıyor.
30 yıl önce Maraş’ta kimin ne söylediğini hatırlıyorsunuz.
Hangi sokakta ne olduğunu hatırlıyorsunuz.
Eski komşunun evinin yerini biliyorsunuz.
Ama beş dakika önce telefonu neden elinize aldığınızı bilmiyorsunuz.
Sistem geçmişi saklıyor, bugünü siliyor.
Bir de “bizim zamanımızda” modu yükleniyor.
Cümlelerin başı artık şöyle geliyor:
“Bizim zamanımızda…”
Sonrası genellikle uzun sürüyor.
Çünkü 50 yaşına gelince insanın anlatacak geçmişi çoğalıyor.
Çocukluk.
Mahalle.
Eski Maraş.
Komşuluk.
Kahve sohbetleri.
Kapı önleri.
Bugün olmayan onlarca küçük ayrıntı…
İnsan yaş aldıkça büyük şeylerin peşinden koşmayı bırakıyor.
Bir kahve yetiyor.
Eski bir dost yetiyor.
Sağlıklı uyanmak yetiyor.
Bir de Bahtiyar Yokuşu’nu nefes nefese kalmadan çıkabilirseniz…
O gün kendinizi genç hissediyorsunuz.
Yapay zekâdan korkuyoruz.
Robotlar insanın yerini alacak diyoruz.
Oysa robotların insanlaşmasına daha çok var.
Biz 50’ye gelince zaten yarı otomatik çalışmaya başlıyoruz.
Sensörlerimiz var.
Güç tasarrufu modumuz var.
Uyku modumuz var.
Hava tahmin sistemimiz var.
Bazen RAM sıfırlanıyor.
Bazen görüntü bulanıyor.
Ama güzel tarafı şu:
“Elâlem ne der?” programı sonunda kaldırılıyor.
İnsan biraz daha kendisi oluyor.
Gençlik çağı bitiyor.
Hayatın başka bir evresine geçiliyor.
Sistem onaylandı.
Hoş geldin 50’ler.
Sürüm biraz yavaşladı ama hâlâ çalışıyor.
TÜRKÜMÜZ NEŞET ERTAŞ’TAN GELSİN
Sen ağladın canım, ben ise yandım
Dünyayı gönlümce olacak sandım
Boş yere aldandım boş yere kandım
Ah rengi gözümde solan dünya
Ah yalan dünya yalan dünya yalandan yüzüme gülen dünya
Ah yalan dünya yalan dünya yalandan yüzüme gülen dünya
YATACAK YERİ YOK
KART ZAMPARALARIN
YAŞINA başına bakmadan, boyu boyuna, yaşı yaşına uygun olmayan kart zamparaların…
YATACAK YERİ ÇOK
DELİKANLI YAŞLILARIN
HER yaşın ayrı bir güzelliği olduğuna inanan ve şanla şerefle, haysiyetli ve onurlu yaşam süren delikanlı yaşlıların…