HEP söylediğim gibi şunu baştan belirteyim: Kahramanmaraş’ta bu dönem seçilen belediye başkanları, depremde virane olan bir şehir nedeniyle belki de cumhuriyet tarihinin en büyük sorumluluğunu üstlenen, en zorlu ama bir o kadar da gayretli başkanlarıdır.

Madalyonun diğer yüzü ise; belediyelerimize devletimizin en üst düzey desteklerinin sağlandığı, el birliğiyle büyük bir dayanışmanın sergilendiği bir dönemden geçiyoruz.

Büyük bir yıkımdan (deprem) geçmiş şehri ayağa kaldırıp atağa geçirebilmek büyük bir emek ve zaman istiyor.

Bu nedenle hem ilçe belediye başkanlarımızın hem de büyükşehir ile iki metropol ilçe, Onikişubat ve Dulkadiroğlu başkanlarımızın bu zorlu süreçteki çabalarını takdir etmek gerekir.

Çünkü hepimizin ortak gayesi, şehrimizi bir an önce hak ettiği en güzel noktaya taşımaktır.

Devletimiz, bakanlıklar aracılığıyla direkt yatırımlar yaparken, deprem kenti olan Kahramanmaraş’ımıza pozitif ayrımcılık yaparak belediyelerimizin yükünü hafifletiyor.

Bu güçlü destek, yerel yönetimlerimizin elini daha da güçlendiriyor.

KENTSEL RÖNESANS BEKLİYORUZ

SÖZÜN özüne gelecek olursak:

Bugün itibariyle seçimin üzerinden 941 gün geçti, geriye kaldı 879 gün…

Bunca zamanda altyapıdan üstyapıya kadar rutin ve klasik belediye hizmetlerinde çok önemli mesafeler kat edildi.

Şehrin küllerinden doğması için gecesini gündüzüne katan başkanlarımızın, önümüzdeki süreçte vizyoner ve kalıcı büyük projelere de imza atacağına inancımız tam ve bunu bekliyoruz.

Özellikle Büyükşehir’de Kahramanmaraş’ın geleceğine damga vuracak projelerin hazırlıklarının hızla sürdüğünü biliyoruz.

SON SÖZ: Şehrimizin şu anda ihtiyacı olan şey, bu güçlü temellerin üzerine inşa edilecek, tarih yazacak bir kentsel rönesanstır.

Doğrusu bu sütunların yazarı olarak ben, "İşte bu, bu dönemin anıtsal eseridir"diyebileceğimiz vizyoner projelerin hayata geçmesini heyecanla bekliyoruz.

Örneğin Fırat Başkan bu şehre modern bir “Raylı Sistem” kazandırırsa, hiç şüphesiz adı Kahramanmaraş tarihine altın harflerle yazılacaktır.

Tıpkı Yedikuyular Kayak Merkezi denildiğinde akıllara Fatih Mehmet Erkoç’un geldiği gibi, bu dönemin de kendine has böyle sembol eserler bırakacağına inanıyoruz.

⭐️⭐️⭐️

HAYDİ GELSİN TÜRKÜMÜZ

Bana derler külhanlı

Tığ gibi delikanlı

Üstüm başım dumanlı

Hayda hayda di hayda

Bu gece barda

Gönlüm hovarda

Çalsın sazlar

Oynasın kızlar

Hayda hayda di hayda

⭐️⭐️⭐️

YATACAK YERİ YOK

BAŞKAN KÂHYALARININ

BELEDİYE Başkanlarının “Proje üretsin, yükümü azaltsın” diye kurduğu ekipte, her törende ve toplantı da Hacı Osman çiftliğinin kâhyası gibi boş boş boy gösterenlerin…

YATACAK YERİ ÇOK

SUADA’DAKİ MARAŞLILAR

ONİKİŞUBAT Belediye Spor maçı için İstanbul’da Galatasaray Suada’da etkinlik yaparak memleketin bayrağını Galatasaray adasına diken Başkan Hanifi Toptaş ile Başkan Yardımcıları Alper Erşahan ve Cuma Tekinşen’in…