BEĞENİRSİNİZ beğenmezsiniz o başka konu ama Zeytin Ilıcası, bu şehrin insanlarının kadim kültürlerinden birisidir.

Herhalde en az 10 yılı geçmiştir, hiç gitmedim Ilıca’ya. Çocukluk çağlarımdan hatırlarım.

Şimdiki gibi oteller, lüks havuzlar falan yoktu. Köhne evler vardı, herkes o evleri kiralardı.

Çay bahçesinin etrafına köylüler gelir, mis gibi saf tereyağı, yoğurt, peynir vs satardı. O yıllarda Ilıca’da yediğim peynirin ve yoğurdun tadını bir daha hiç bir yerde de tadamadım. Tabi muhtemelen şimdi ne o saf yoğurt, ne de peynir kalmıştır.

Maraşlı için Ilıca, sadece şifa aradığı yer değil, artık gidilmesi gelenek haline gelmiş bir ritüeldi.

En çukurda bir hamam, çukurun kuzey tarafında hemen üst tarafında da bir çay bahçesi vardı.

Herkes orada sosyalleşirdi.

Öyle evlerde elektrik falan da yoktu ama o çay bahçesinde elektrik vardı ve siyah beyaz bir televizyon kurulmuştu.

Hiç unutmam, Ayhan Işık’ın vefat haberini de oradaki TV’den duymuştum.

“Eeee, sadede gel…” dediğinizi duyar gibiyim…

SÖZÜ GOZ OLAN POLİTİKACI ESNAFI

BİR grup arkadaşla sohbet ederken içlerinden ılıcalı olan biri adeta Müslüm Gürses’in arabesklerinden birini dinlemiş gibi hüzünlendi ve Ak Parti’nin iktidara gelişinden bu yana Ilıca’ya gelen her politikacının bilmem kaçıncı kez artık yolun yapılacağı sözünü verdiğini ama maalesef kimse bunun sonunu getiremediğini söyledi.

Dostumuz dinleyeni de bulunca dertlendikçe dertlendi, içlendikçe içlendi ve konu döndü dolaştı en son Veysi Kaynak’a geldi.

İl Başkanlığında söz vermiş, tavaları yemiş ancak yapmamış veya yapamamış…

Milletvekilliğinde söz vermiş, tavaları yemiş ama yine sözünde duramamış…

Adalet Bakan Yardımcılığında söz vermiş, tavaları yemiş ama yine altı fos çıkmış…

En son Başbakan Yardımcısı olduğunda da gelmiş Ilıca’ya. Ilıcalılar bu sefer çok umutlanmışlar ve bu kez tavayı bırak Ilıca girişinde kurbanlar keserek karşılamışlar. Hatta kesilen kurbandan kebap yapılırken, kasaba tam sırt kısmını tarif ederek bana ordan pişir diye de tembihte bulunmuş.

Muhtemelen Ilıca’nın efsane başkanı Aslan Kaçamaz kebapları hazırlarken, Cuma Karalar Başkan da sıcak sıcak ekmekleri hazırlamıştır.

Peki sonuç?

ETİ EKMEĞİ YEDİLER, YOLSUZLUĞA MAHKUM ETTİLER

NE sonucu birader, ne sonucu?

Eti ekmeği yemiş, yol sözünü de vermiş, dualarla uğurlanmış ama bir daha yönünü o tarafa dönmemiş.

Yani?

Yanisi mi var koskoca Başbakan Yardımcısı da olsa neticede adam politikacı olmanın gereğini yerine getirmiş, ne yol gelmiş ne yolak…

Şimdi diyorlar ki; “Biz eremedik muradımıza, onlarda çıkamasın kerevetine…”

SON SÖZ: Bizim politikacıların vaadleri, ramazan davulcusunun manisi gibidir; kulağa hoş gelir ama sahur bitince arkası kesilir.

DİPNOT: Veysi Kaynak şimdi ne mi yapıyor? Merak edenler varsa üç beş gün sonra onu da yazalım.

VER GELSİN TÜRKÜMÜZ

Mahzuni'yim benden başlar asalet

Asillere paydos bey'e nihayet

Şu insanlık derde girerse şayet

Ona yar olmaktan bıktım ise yuh

Yuh yuh,yuh yuh,yuh yuh ben böyleysem

Yuh yuh sen öyleysen yuh yuh, soyanlara,

Soyup kaçıp doyanlara, insanlığa kıyanlara

Yuh yuh, yuh yuh uyuyanlara yuh

(Aşık Mahzuni Şerif)

YATACAK YERİ YOK

BU POLİTİKACILARIN

HER seçim öncesi söz verip sözünde durmayan bilcümle politikacı esnafının…

YATACAK YERİ ÇOK

BU YATIRIMCILARIN

BUNCA olumsuzluklara rağmen memleketi uğruna Ilıca’ya yatırım yapıp, lüks oteller diken yatırımcıların…