Salı günü Bertiz Ağabeyli'de, Bertiz Ceviz İşleme Tesisi'nin açılışını yaptı, Dulkadiroğlu Belediyesi.

Kent ekonomisi adına, kırsal nüfus adına özellikle yapılmış güzel bir proje. Sanırım yeni yönetimin de kalburüstü ilk projesi. Tebrik de ederim, takdir de…

Ben burda gruptan ayrılıp, maziye dair emek dünyasında gördüğüm günlerimden devam edeceğim.

Ceviz İşleme Tesisi ile aslında yazımın pek ilgisi yok.

"AŞK BİR HATIRADIR MAZİDEN KALAN"

Serisini, bu köşeyi veya Cafer Kaya'yı takip eden arkadaşlarım okumuştur.

Tesisin girişinde, cevizin işleme aktarıldığı ilk makine etabını görünce, yıllardır benim ve birkaç emekçi yoldaşımın bildiği bir işleme sisteminde, kelle koltukta ne cesaretle çalıştığımızı hatırladım.

Yıl 2006, yer Gaziantep, Başpınar OSB.

Antep'in en büyük firmasının yağ fabrikasında, mevsimlik işçi olarak taşeron çalışıyoruz.

Önce Linter'de başladım işe.

"Okumuş adamsın" deyip, Eksraktsiyon'a verdiler. Ekraktsiyon'da da 15 gün kadar çalıştığımı hatırlıyorum.

Sonrasında Band'a verdiler. Tam benlik iş. Çiğit kamyonunu lifte bağlayıp, arka kapağını açıp, kamyonu kaldırıp (damperi değil, komple kamyonu kaldırıyoruz) Band'a (helezon çukuruna) döküyoruz.

E tabi, helezonun taşıma hızı ile kamyonun boşaltım hızı aynı değil. Helezon havuzundan fazlası, kepçeci Orhan Usta tarafından helezon yakınına 5-6 m yer yer yüksekliğe ulaşacak şekilde yığın yapılıyor.

İşin en korkunç kısmı havuz.

Pamuk çiğidi, çeftli, ham haliyle geldiği için akışkan değil. Bir kısmı doğal olarak alttaki helezona akıyor, bir kısmı 3 cm kadar kalınlığı olan çelik tellerden yapılmış, ızgarada dağ gibi yığılıp kalıyor.

AKROBAT OLUP YABA İLE UÇURUYORUZ!

Izgara açıklığı bizim bedenimizin rahatça sığacağı genişlikte. V şeklindeki havuzun tabanında dev bir helezon sürekli dönüyor.

Havuz yaklaşık 3×5m ebadında. Ortada birikip akmadan yığın olan çiğit kütlelerini ızgaranın üzerinde akrobat gibi yürüyüp yaba ile uçurup geri çekiliyoruz.

Ayağımız bir kaysa, cup diye helezonda kıyma olacağız.

Bu daha tehlikenin küçüğü. Asıl tehlike gece başlıyor.

Band'da toplam 3+1 kişi çalışıyoruz.

İki kişi taşeron işçiyiz. Biri ben, gündüz vardiyasında. Sabah 8, akşam 8.

Vardiyayı kardeşim Burhan'a teslim ediyorum akşam 8, sabah 8.

Bir de Suat usta var, kadrolu işçisi firmanın. Onlar sabah 8, akşam 5, 8 saat çalışıyorlar.

En tehlikeli kısım +1 dediğimiz mesai arkadaşımız.

Orhan Usta, kepçe operatörü.

Gündüz, havuzun yanına dağ gibi yığdığımız çiğitleri akşam ve gece kepçe ile havuza atar. Havuzun içi, üstü dolar, bir saat kadar gider yatar. Tabi ızgaranın üstü kamyon dolusu ham çiğit olduğundan, bir yaba elimizde, yine çiğidi helezona uçururuz.

Fena halde gürültülü bir ortam. Dört tane çalkar (dev dairesel elek) onlarca helezon sevk hattı var.

Gecenin o vaktinde, Orhan Usta'nın kepçesinin geri vites alarmını (bip, bip, bip) duyduk duyduk... Az çatlak değil Orhan Usta.

Yüzde 80-90 duyarız kepçenin geri vites bip lerini. Hemen ızgaradan kaçarız.

KAÇ KURTUL!

Duymadığımız zamanlar da az değil. Ekmek aslanın ağzında mk. Bir de bakmışın ki üzerine doğru akan bir çiğit dağı var.

Kaç, kaç, kaç...

Her defasında kaçarak hayatta kaldık. Ölmek için bir defa kaçamamak yeterliydi vallahi.

Şans işte. O sezon ikimiz de, hatta Suat Usta'yı da sayarsak üçümüz de ölmedik.

Geçenlerde, bir kısa video paylaşmıştım. Sinan hocam, espriyi anlamış gülücük attı wp durumuma: "Seneye hangimizin öleceğinin garantisi var" (o yüzden arı bakımlarını yapmaya mecburum) içerikliydi.

Haggaten ölme garantili iş gibiydi. Ama şans işte. Ölmedik.

"Ceviz çırpmak çok tehlikeli, düşebilirsin" diyorlar.

Ulan, cevizden düşsek bile, en azından yerde bizi bekleyen bir kıyma makinesi yok. Belki de yaşarız.

Polat Alemdar gibi fantastik karakterler belki böyle yürekli tasvir edilir ama,

Vallahi biz yaşadık. Hafta 7 gün × 12 saat öyle bir refleks, öyle bir performans. Üstelik karın tokluğuna.. Asgari ücret, sigortasız. Asgari ücreti 8 saat × 7 güne alıyorduk. 12 saat ×7 gün çalıştığımız için, 1,5 asgari ücret alıyorduk.

ÖLME GARANTİLİ İŞ

Ölme garantili işte, ölmemenin şöyle bir faydasını gördük. Şimdi Burhan da, ben de halı saha maçlarında kaleciyiz. Reflekslerimiz aradan geçen 20 yılda hala çalışıyor.

Editör, Bertiz Ceviz İşleme Tesisi'nin ceviz boşaltma havuzunun fotoğrafını yayınlayabilirse, yazı daha iyi anlaşılır.

Ceviz Tesisi'nde ölüm riski Band'da yok. Izgara 7-8 cm çapında çelik borudan yapılmış ve boru araları 15 cm kadar. İnsanın sığma şansı yok.

Hadi diyelim dalgınlıkla bir çocuk falan düştü? Alttaki helezonun üst yüzeyi kaportalı. Cevizi yandan alıyor.

Anlatım bozukluğunu biz de biliyoruz, ızgaradan düşmek elbette şanssızlık olur.

Ama nice şanslara, şanssızlıklar rahmet okutur.

Gelsin Türkümüz…

Türkü mürkü yok.

Yener Bey'i takip edin, orda Türkü köşenin bağlama ucu.

Whatsapp Image 2026 09 02 At 11.13.47Ceviz boşaltma havuzu