ÇOK objektif olacağım. Ben, kişisel olarak 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i çok içtenlikle sevip sayan biri olarak 8. Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal’ın da bu ülkeyi çağ atlattırdığına inananlardanım…
Bir düşünün; “Eğer Turgut Özal’ın devrimci genleri olmasaydı, üzerinden tank geçmiş bir Türkiye bugün ne hallerde olabilirdi… Sanırım Irak, Habeşistan gibi olmasak da en iyi ihtimalle Mısır gibi bir ülke olurduk muhtemelen. Özal, yaptığı cesur ve ilerici adımlarıyla Türkiye’yi önce bölgede, sonra da Avrupa’da yıldız ülke haline getirmiştir…”
|
MADO’nun kuruluşu 1990’lara dayanıyor. Mehmet Kambur, babası Yaşar Kambur ve kardeşleri Atilla ve Erdal Kambur’la beraber Maraş’ta pastane işletirken özelleştirmeden satın aldığı Maraş SEK’i 10 milyon dolarlık yatırımla modernize ederek Mado dondurmalarını üretmeye başladı. "Türkiye’nin her ilinde ve dünyanın her ülkesinde bir Mado açmayı" hayal eden Mehmet Kambur’un bütün hayatı dondurmayla içiçe geçiyor. "Elime geçen herşeyi dondurma yaparım" diyen Mehmet Kambur, konuşmalarında sık sık, "Biz dondurmanın içinde doğduk. Dedem ekmek arası dondurma yapar yerdi. Ben elime geçen her şeyi dondurma yapmazsam rahat edemem" diyerek, değişik dondurmalar üretmeye devam edeceği mesajını veriyor. Mado, farklılık yaratmak ve ürün portföyünü geliştirmek için her yıl Ar-Ge’ye yılda 2 milyon dolarlık yatırım yapıyor. |
Adı sadece o hep unutmak istediğimiz Maraş Olayları ile anılan ve kentli görüntüsünden daha çok Anadolu’da kıyıda köşede kalmış bir küçük kasaba görünümünde olan bir memleket durumundaydık.
Neredeyse 1990’a kadar kasabalıydık. Hemen yanıbaşımızdaki komşumuz Gaziantep her geçen gün atılım yaparken biz sadece seyrediyorduk. O günün politikacıları bırakın dünyadaki değişimi, Türkiye’de bile ne olup bittiğinden bihaberdi.
Olumsuzluk dersen milyon kez adımız geçiyordu ama o günün koşullarındaki medyada lehimize olacak hiçbir haber yer almıyordu.
Özal hükümetlerinin teşvikleriyle sanayileşen bir kent oluyorduk ama düşünsel ve zihinsel anlamda “kentli” olamıyorduk.
Kentleşme hareketlerinin hiçbir itici gücü ne acıdır ki bu memlekette yoktu.
Metropolde tanınmayan, bir rengi, özelliği olmayan yahut da olan özelliklerini tanıtamayan bir memlekettik…
Kabuğunu kırmalıydı bu kent, Türkiye’de özellikle metropollerde olumlu anlamda lansmanı yapılmalıydı ama nasıl?
İŞTE K.MARAŞ’A VİZYON KAZANDIRAN ADAM
SONRA bir devrimci çıkar adı Mehmet Kambur’dur.
İşte böyle bir kentte yerel ürünümüz Dondurmayı Mehmet Kambur ön plana çıkarttı ve bu ürünü önce ulusal sonra uluslar arası bir konuma getirerek aynı zamanda Kahramanmaraş’ın adını da bütün ülkeye duyurdu.
Mehmet Kambur’un farklı bir vizyonu vardı!
Bu farklı vizyonunun sırrı, Türkiye’ye ve Dünyaya Maraş’tan bakmayıp, tam aksine Maraş’a Dünyadan bakmasıydı!
Kambur, dünyada global ticareti analiz ederek, gidişatı takip etti ve kendisi ticaret yaparken Kahramanmaraş’a da yön verdi. Mehmet Beyin bu gayreti sonucu onun müteşebbislere en büyük katkısı Kahramanmaraşlı’nın o güne dek sahip olduğu dünyayı ve kendini algılama sistematiğini altüst/tersyüz etmesi ve cesaret aşılamasıdır.
Yani sadece MADO’nun doğuşu ve MADO sayesinde memleketin tanıtımına katkı yapmasının ötesinde yeni girişimcilere de güç ve cesaret verdi.
Onu sektöründe lider yapan özellik, memleketinin girişimcilerine ve memleketine yaptığı katkıyla ölçülmelidir.
Eğer Kambur’un bu vizyonu olmasaydı
EĞER Mehmet Kambur bu vizyonuyla MADO markasının doğmasına sebep olup bu kenti dondurmayla tanıtmasaydı…
İnanınız bu memleket halen Anadolu’nun bir çıkmaz sokağı olarak kalmaya devam edecekti.
Onu işadamı yapan özellikleri sıralayınca bakın ortaya ne çıkıyor: (lütfen ilk harflere bakın)
Liyakat Sahibi
İleriyi Gören
Diğerlerinden Farklı
Erdemli Olması
Rekabetten Yılmaması
İşte bütün bu nedenlerden dolayıdır ki, tıpkı Turgut Özal gibi Mehmet Kambur’da bir devrimcidir…
Ve işte bu nedenden dolayıdır ki, Mehmet Kambur, Kahramanmaraş’ın Turgut Özalı’dır…
1990’DA KURULDU