“İktidar nasıl olunur ya da seçimlerde en çok oy nasıl alınır?”
Bu soruyu asla MHP’nin Kahramanmaraş teşkilat yöneticilerine sormayın.
Cevap alamazsınız.
**
“MHP birlik ve beraberlik içerisinde bir görüntü çiziyor mu?”
Bence ‘hayır!’
Sence de ‘hayır!’
Ama İl Başkanı’na sorarsan; birlik ve beraberlik içerisindeler!
Milletvekili de, birlik ve beraberlik içerisinde olduklarını ifade ediyor.
Aslında değiller ama nezaketen böyle demek zorundalar.
**
Milletvekili, teşkilatın her davetine icabet ettiğini ifade ediyor.
Ama teşkilat (en azından mevcut yönetimler) vekilin hiçbir davetine icabet etmiyor.
Zoraki birliktelikler sergileniyor; bayramda seyranda…
Gerisi hak getire.
**
Tarih: 29 Eylül 2012.
Saat: 11.00-13.00 arası.
Yer: İstasyon Center.
**
MHP Milletvekili Mesut Dedeoğlu, bilgilendirme ve istişare toplantısı yapıyor.
Toplantıda gazeteciler var.
Köşe yazarları var.
Partinin eski il başkanları var.
Bazı partililer var.
Ama, partinin mevcut il ve merkez ilçe teşkilatından kimse yok.
**
Dedeoğlu, vekillik süresinde geçen yaklaşık 1.5 yıllık dönemdeki çalışmaları anlattı.
5 kanun teklifi.
22 meclis araştırma önergesi.
878 yazılı ve sözlü soru önergesi.
Bu performansı ile meclisin en faal ismi oldu.
Gururla şunları söyledi:
“Mazbatamı aldığım ilk günden bu yana aralıksız çalışıyoruz.
Tespit ettiğimiz yol, eğitim ve sağlık sorunlarının giderilmesi için elimden gelen gayreti gösterdim. Biz taşı, taşın üzerine koymak için buradayız.
Şehrimizin olmazsa olmazlarını sürekli anlatıyoruz ve bundan sonra da anlatmaya devam edeceğiz.”
Kahramanmaraş'ta en çok ihtiyaç duyulan şeyin birlik ve beraberlik olduğuna dikkat çekti:
“Bu çalışmalar için de öncelikle bir ve beraber olmalıyız.
İktidar ve muhalefetiyle, valimiz, sivil toplum kuruluşlarımız ve medyamızla birlikte şehrimiz için ne gerekiyorsa el birliği edip dile getirmeliyiz.
Kahramanmaraş mega kent olmayı hak ediyor.
Mega kent olmak için de mega projelere, daha fazla yatırıma ihtiyaç var.
Biz terazinin aynı kefesinde olan insanlarız.
Onun için de gündem oluşturmamız aynı hedefe yürümemiz gerekiyor..”
**
Sözlerini 42 dakikada bitirdi.
İlk soruyu vekile ben sordum:
“Birlik ve beraberlik diyorsunuz ama, görüyoruz ki mevcut yönetimden kimse yok. Davet etmediniz mi?”
Cevap:
“Davetiyeyi bizzat verdim…”
Zaten bu söz her şeyi anlatıyor.
**
Toplantı sırasında bir bilgi veriyor gazetede nöbetçi kalan arkadaşım.
“Akşam 5.30 da MHP’de toplantı var!”
Kim, ne için toplantı yapıyor; telefonun bataryası bittiğinden not alamıyorum.
Soruşturuyorum.
Oradaki gazeteci arkadaşlar partiyi arıyor:
“Toplantı falan yok..”
Dedeoğlu’nun toplantısının ardından gazeteye geliyorum.
Bilgi şu:
MHP genel başkan adayı olan Kayseri eski milletvekili Opr. Dr. Seyfi Şahin, il binasında 5.30’da basın toplantısı yapacak.
Saat, öğleden sonra 4.30’da gelen bir bilgi, toplantı yerini değiştiriyor.
Şahin’in toplantısı il binasından, Kervanhan’a alınıyor.
Zaten kendisini karşılayan da yok.
**
Seyfi Şahin, niçin aday olduğunu ve seçilirse ne yapacağını anlatıyor:
“MHP, yüzde 15 oyla bir türlü kabuğunu kıramadı.
Olumsuz gidişe ‘dur’ demek için aday oldum.
MHP, iktidarın alternatifi olamamaktadır. Devlet bey, benim 40 yıllık arkadaşım ve değerli dostumdur. Ancak, MHP'nin bu durağan ve statik yapısından çıkması, iktidara alternatif olması ve millete güven vermesi gerekmektedir.
MHP'yi yeniden iktidara taşımak için adayım.
Genel başkan olursam bir sonraki seçimde MHP’yi iktidar yapacağım.
Arkadaşlarımız MHP'yi iktidar yapamadı, ben bunu yapmak istiyorum.
MHP'yi iktidar edeceğime söz veriyorum.
MHP'nin başına ehil insanları getireceğiz..”
**
Şahin’e soruyorum:
“Geleceğinizden il-ilçe teşkilatının haberi yok muydu?”
Konak genel başkan adayı, manalı manalı bakıyor:
“Bir hafta önceden haber vermiştim…”
Tekrar soruyorum:
“İl binasında basın toplantısı yapmanıza neden izin vermediler? Önce il binası dendi, sonra buraya aldınız!”
Seyfi Şahin, kabul edilmeyen misafir mahcubiyetindeydi:
“Bilemem…”
**
Vekil-il ve ilçe yönetimi krizine yorumum:
“Her koyun kendi bacağından asılır” sözü uyar mı bilmem ama, bu soruna sessiz kalan genel merkez partinin Kahramanmaraş’ta kaybetmesinin de en önemli mimarıdır.
Seyfi Şahin olayına bakışım:
“Herkes kendine yakışanı yapar…”diyorum ama bu hareket hiçte hoş olmadı.
Ayıp ettiler.
Kahramanmaraşlılık bu olamaz.
Türk’ün örf ve adetlerinde misafiri kapıda koymak yoktur.