Her şeyden anlıyor...

Her şeyi biliyor...

Her şeye müdahil...

Her şeye karışıyor, her şeyi karıştırıyor.

Şu aralar kürtaj için söyledikleriyle yine ülkenin gündemine oturdu ve yine gündemi değiştiriverdi, Uludere Olayı’nı unutturdu...

Unutan kim, ya da kimler?

Kendi cenahı...

Başka?

Başkası aranmasın...

Beyhude olur, bulunamaz...

Yok çünkü.

* * *

Başbakan, “Her kürtaj bir Uludere’dir” diyor, diyebiliyor...

Devam ediyor ve şunu ekliyor, “Her kürtaj bir cinayettir...”

Bu söylem, hiç kimsenin kabul edebileceği, onaylayacağı, arkasında duracağı söylem değildir...

Neresinden bakarsanız bakın, her tarafından ucubelik fışkıran bu söylemi kabul eden zihniyet emme basma tulumba’dan farksızdır bence...

Emme basma tulumbayı bilenler, yaptığı işlemi de iyi bilir.

Basarsanız akar, basmazsanız akmaz...

Kol’un başında olanın keyfine kalmıştır mevzuu.

* * *

Diyelim ki, kürtaj kanunen yasaklandı...

Ne olacak?

Kim ne kazanacak?

Bir kere bu sorunun acilen cevaplandırılması gerekir...

Var mı böyle bir durum?

AKP cenahındakiler hariç, “var” diyenin önce her iki ellerinden öper, sonra da derin muhabbetlerimi sunarım...

Burnundan değil, bir başka yerinden solur hale getirilmiş vatandaş, artık neyi ne kadar ve nereye kadar düşüneceğini bilemez durumda iken, böylesine ucuz, böylesine uçuk söylemler hiç ama hiçbir işe yaramaz...

Adına “menzil” denen yere de asla ve katta u-la-şı-la-maz.

Çok açık ve net olarak ifade etmek isterim ki, Başbakan’ın ne amaçla söylediği tam olarak anlaşılamayan “kürtaj” söylemi birçok AKP’liyi huzursuz etmiş, derinden yaralamıştır...

Fakat onlar yine her zaman yaptıklarını yapıp, “TIP” oyunu oynamayı yeğliyor...

Yürekli olsalar...

Seslerini yükseltme cesareti bulsalar...

Konuşacaklar...

Hakikati söyleyecekler...

Keşkemlerini sıralayacaklar.

Yapamıyorlar...

Neden yapamıyorlar?

Engel olan kim?

“TIP” oyunu meselesine dikkat çektim ya...

Bu da mı yetmiyor?

* * *

İşin çözümü hiç mi yok?

Var...

Fakat bunun şartları var...

Kendine göre kriterleri var...

“Nedir onlar?” derseniz...

Belirteyim,

— AKP’li dostlar, haksızlıklara uğramışların haklarını alabilmeleri adına kalkacaklar ayağa...

Bu asil duruşu gösterecekler... “O yürek bizde fazlasıyla var” diyebilirlerse... O zaman, zaman kaybetmeden dünyanın duyacağı biçimde Başbakanlarına şu gerçeği haykıracaklar, “Her kürtaj bir Uludere’dir sözünüz ve bu konudaki ısrarcı tutumunuz partimizin çok önemli oranda kan kaybetmesine katkı sağlar... Bu talihsiz söyleminiz arı kovanına çomak sokmaktan öte hiç bir işe yaramaz...”

Benimkisi “ya tutarsa” diyerek, göle maya çalmak...

Tutmayacağını biliyorum, çünkü AKPlileri çok ama çokkkkk iyi tanıyorum.

* * *

Son sözlerim size kadınlar,

“Evlerinize çekilin, kuzu kuzu oturun... Bu hassas meseleyi don lastiği misali bi o yana, bi bu yana çekiştirip durmayın... Akıllı olun... Akıllı işler peşinde koşun... Bırakın eylemler yapmayı... Boştur o eylemleriniz... Hoş değildir... Ses getirmez, bilakis sesinizi kısar... Hadsizlik etmeyin, haddinizi bilin... Kürtaja mı ihtiyaç duyuyorsunuz? Karşınızda yasal engel mi konmuş?

Bulun bi merdiven altı (!) yiyin yemek istediğiniz halt’ı (!)...”