Kahramanmaraş, Kahramanmaraşlı uçuruluyor...

Nasıl mı?

Konuyor balona... Üfürülüyor, üfüttürülüyor... “Üflemeyenler bizden değildir” fasaryaları üretiliyor...

En hayret verici olanı, dönüp şunlar yazılabiliyor:

Kahramanmaraş’ta işler mükemmel gidiyor, hatta bu gidişin adına muhteşem de denilebilir...

Kaldırımlarımız muhteşem(!)

Yollarımız muhteşem(!)

Mahallelerimiz muhterem(!)

Şekvacılarımız azınlıkta(!)

Belediyemize övgüler gırla, Vıcıklıklar TIR’la.

Kaldırımlarımız, enseleri kalınlarca işgal edilmemiş (!) Tam tersi, vatandaşlarımız bu alanlar üzerinde gönül rahatlığı ile gezebiliyor (!) Kaldırımlarımız, top oynanacak boyuta getirilmiş(!)

Kent Konseyinin bugüne kadar ortaya koymuş olduğu görsel zenginlikler (!) görülmeye değer seyrediş içinde... Bu seyredişi görmemek için direnen, olaya “tren - öküz” meselesiyle yaklaşanları kamuoyu artık biliyor, tanıyor ve kınıyor... Kent Konseyimizin çalışmalarını kıskanan bazı kavatların yanında, kıskanmayan zevatların olduğunu herkesin bilmesi gerekir... Kent Konseyimizin çalışma temposu ayakta alkışlanacak düzeylerdedir... Bu başarıyı YOK sayanları şiddetle kınamak Kahramanmaraşlılar için şart olmuştur... Çünkü bu zihniyet her yönü ile “artık” bir zihniyettir... Bu zihniyetin içindekiler de “artık oğlu artık”tır.

Mustafa Poyraz, aslanlar gibi çalışıyor...

Mustafa Poyraz, kaplanlar gibi çarpışıyor...

Mustafa Poyraz, “poyraz yeli” gibi değil, “sam yeli” misali esiyor, etrafına güç, kuvvet, kudret aşılıyor...

Aksu Nehri, kokuşmuşluklardan kurtarıldı (!) Parıldıyarak akıyor (!) Vatandaş, “memba suyu” niyetine içebilir (!)

Orta hal esnafları, kendilerine kol kanat gerenlere (!) müteşekkir... Kıbleye dönüp, yanlarında ve yardımlarında olanlara dualar ediyorlar... Çünkü adamlar, “kol - kanat” gerilmesinden sonra para basmaya (!) başladılar...

Ahır Dağı, bir başka mutlu(!)

Bir o kadar da özgür(!)

Ahır Dağı, artık yağmalanmıyor(!)

Yağmacılara aman verilmiyor(!)

Her dakika gözetleniyor(!)

Kimselere göz açtırılmıyor(!)

Tepelerine biniliyor(!)

En ağır cezalar veriliyor(!)

Hadleri bildiriliyor(!)

“Siz kimin ormanını kimden kaçırıyorsunuz (!) Siz bu güzelim alanlara hangi hak ile villalar konduruyorsunuz?” deniliyor (!)

* * *

Kahramanmaraş’ta bu kadar güzellikler yaşanırken, birileri, bu güzellikleri en ön plana çekmeyip ne yapacak?

Allayıp - pullamayacak da napçek?

EL’e tutuşturulan “NEY” sonuçta...

Ha üstten üflemişsin, ha alttan...

Hiç mi hiç fark etmiyor... Çıkan SES hep aynı...

“Yağdanlık takımı” takır takır işliyor...

Görmez misiniz?