Kahramanmaraş görevini yapıyor mu?

Yapıyor ağam.

Kahramanmaraşlı görevini yapıyor mu?

Yapıyor babam.

Ne kadar yapıyor?

Beklenenden de çok.

Buna karşın “karşı tarafta duranlar” kendilerinden beklenenleri yerine getiriyorlar mı?

Getirmiyorlar kirvem.

Peki, ne yapıyorlar?

Her zamanki yaptıklarını yapıp, “Onlar bizden... Sesleri çıkmıyor... Ne yapsak, ne etsek küsmüyorlar... Daha kuvvetli destek veriyorlar” görüşünde birleşiyorlar...

Gerçek bu mudur?

Aynen budur edem.

* * *

En baba desteği veriyorsun,

Karşılığını alamıyorsun.

Vermiyorsun,

Yaranamıyorsun.

Seni anlaması gerekenler, seni destekleyecek olanlar, “Onlar nasılsa her dönemde bizim” diyor, di-ye-bi-li-yor...

Bendeniz, işte bunu hazmedemiyorum...

Bana Sadrazam Sopası kadar ağır gelen budur.

Her fırsatta şu gerçeği dillendiriyorum... Diyorum ki, “Daha ne kadar bekleyeceksiniz? Daha ne kadar sabredeceksiniz? Kendinize yontmaya ne vakit başlayacaksınız? Kaleye TOP isteme alışkanlıklarından ne zaman vazgeçeceksiniz?”

AKP diye bildiğim partiye oy verme oranında Türkiye şampiyonluğunu kimselere kaptırmayanlara reva görülen bu anlayış olmamalı...

Yok, böyle şey...

Bu mantık asla ve dahi katta kabul göremez, o-nay-la-na-maz.

* * *

“Ne sürdün elime, ne süreyim yüzüne?” atasözünün ne mana taşıdığını dünya öğrendi, Kahramanmaraşlım öğrenemedi...

Neden öğrenemedi?

Öğrenmek istemedi de ondan...

Gözüne taktığı pembe gözlüğü çıkartmaya yanaşmadı da ondan...

“Nasılsa bir gün sıra bize de gelir” alışkanlığından kurtulamadı da ondan...

“Az olsun bizim olsun” anlayışını benimsedi de ondan...

Tuttuğunu kopartamayıp, kopartanlara koparttırdı da ondan.

* * *

Kahramanmaraş, gerilemede Türkiye’nin en gerilerinde...

Eğitimde nal topluyor...

Yatırımlar kaplumbağa misali yürüyor...

Sanayi, beklenen, arzu edilen düzeylerden çok uzaklarda...

“Kültür, turizm” deyince “dondurma” anlaşılıyor...

Ahir Dağı bazı göz açıklar yüzünden “ah” çeker halde...

Aksu’dan su yerine bok akıyor...

Türkiye’nin en güzel biberini, üzümünü, cevizini yetiştirip, tarhanasını yapıyorsun...

Parsayı başkaları götürüyor...

Senin olan, senden değil...

“O” kim mi?

Kim olacak canım, Kahramanmaraşspor.

* * *

Velhasıl-ı, “sen çalar, sen oynarsın” noktalarında seyrediyoruz...

Allah, sonumuzu hayreylesin...

Eylemek isterse tabi ki.