“Yabancılara mülk satışı övünülecek değil, utanılacak bir durumdur...”
Kim diyor bunu?
CHP Adana Milletvekili Ümit Özgümüş...
Haklı mı?
Haklı.
“Böyle giderse sıra Topkapı Sarayı’na da gelir...”
Bunu da kim söylüyor?
Ümit Özgümüş.
Haklı mı?
Haklı oğlu haklı.
Varlık satışlarının bir sonu olmalı...
Ülkenin en güzel, en anlamlı ve en verimli topraklarını satarak cari açık sorununu çözmek akılcı davranış değildir, olamaz...
Satılana bakın...
Yüreğiniz cız eder.
Satın alana bakın...
Yüzünüz kızarır.
Dünyanın en değerli topraklarına sahibiz biz...
Bu toprakları koruyup, küffara “kış kış” derken...
Anamız ağladı...
Kan akıttık...
Canlar verdik.
Canım ülkemin tek karış toprağı bile bu manada çok ama çokkkkk önemlidir...
Asla satılmaz...
Katta sa-tı-la-maz.
Yapabildik mi bunu?
Yapamadık.
Peki ne yaptık?
En son yapacağımızı yaptık... Yani, “Yok mu alan? Yok mu arttıran?” diye bağırıp durduk... Bir taraflarımızı yırtarcasına.
Başkaları, toprak kazanma adına alıyor da alıyor...
Biz ise, “2 S” anlayışının kuyruğuna takılmış, bilinmezlere doğru sürükleniyoruz...
“2 S”nin ne mana taşıdığını belirteyim;
“2 S” demek, “satıyorum - satacağım” demektir...
Yapılan son yasa değişikleri sonrasında yabancılara mülk satışlarının önü açıldı...
Elin oğlu, memleketinde hiç görmediğini benim canım ülkemde ziyadesiyle görünce;
Elini – kolunu sallayarak geliyor...
Gözüne kestirdiği yere de bodoslamasına dalıyor.
***
Cumhuriyet tarihi boyunca yabancılara 89 milyon metrekare arazi satışı yapılmış...
Bu satışlar 2002- 2011 yıllarına rastlıyor...
Kim var o yıllarda?
AKP...
Bu husus çok düşündürücü, bir o kadar kahredicidir...
Mütekabiliyet varken de topraklarımız satılıyordu...
Fakat o zamanın şartları hiçbir zaman bugünkü şartlar gibi değildi...
O yıllarda tüm olumsuzluklara karşın, satışlardaki azlık dikkat çekiyor...
Bugün öğle değil...
Çünkü bugün, “tuzu kurular cenahı” hariç, söz konusu satışları kimsenin hoşnut karşılamadığını, kahrolarak izlediğini, izlerken de küçüldüğünü yaşayarak görüyoruz...
***
Hâsıl- kelam, 35 – 40 yıl sonra denize girecek yer bulamazsak sakın ola şaşırmayın...
Neden mi?
Güzelim sahillerimiz ve denizlerimiz “eloğlu”nun olabilir de...
Onun için.