Kahramanmaraş Medyası şu sıralar Mustafa Poyraz’ı yazıyor...

Eleştiriyor...

Olması gereken gibi olmadığını söylüyor...

Eleştirilerin volimi “yüksek” olmuş olabilir...

“Düşük” diye yorumlayanlar çıkabilir...

Orasında değilim meselenin...

Meselenin “mesala” ediliyor mevzusunadır isyanım...

Yani “urgan” değil, “uryan”ım.

***

Başkan Poyraz’ı kimler eleştiriyor?

Kimler övüyor?

O’na bakmak, o yöne yönlenmek gerekir diye düşünüyorum...

Baktım o yöne...

Göremedim görmek istediğimi...

Vıcık vıcık idi her yanım...

Anladın mı civanım?

***

Poyraz’ı eleştiren cenahın içinde bende varım...

Başı çekenlerden biri olduğumu hiçbir zaman inkâr etmedim, edemem...

Çok sert üslup kullandığımız dillendiriliyor...

Doğrudur,

Yalandır,

Haramdır.

Kendi adıma bu eleştirilere “evet” diyebilirim...

Ancak,

Ve fakat

Hissi yazdığımı, “Vur abalıya... Yıkılsın” yolunu seçtiğimi kabul edemem.

***

Yazılanlara bakarım,

Yazanlara bakarım.

Adam olup olmadıklarına bakarım,

İnandırıcılıklarına bakarım,

Kaile alınıp alınmadıklarına bakarım,

“Takı gibi”mi, “çakı gibi”mi olduklarına bakarım.

***

Poyraz eleştiriliyor muş...

Eleştirilecek elbet...

Zahmet buyrulup kimlerin “nokta vuruş” yaptığına bakılır ise, “4 Ne”nin açılımlı hali anlaşılmış ve çözülmüş olur...

“4 Ne” nedir?

“Ne, nerede, ne kadar, neden?”

Konuyu daha da açayım ki “anlaşılır yönü” güçlü hale dönüşebilsin...

Birinci Ne; “Başkan Poyraz’ın ne yapmaya çalışmak istemesidir.”

İkinci Ne; “Başkan Poyraz’ın nerede duracağını bilmekte zorlanmasıdır.”

Üçüncü Ne; “Başkan Poyraz’ın hesapsızlığının ne kadar kabul edilemez olmasıdır.”

Dördüncü Ne; “Başkan Poyraz’ın nedensiz nedenler aramasıdır.”

***

Poyraz’ı yere göğe sığdıramayan gazetecilere(!) bakın...

Ne demeye çabaladığımı çok iyi anlarsınız.

Âminli veladallin!