Sana övgüler düzülüyor...
“Bulunmaz Hint kumaşı” yakıştırmaları yapılıyor senin için...
“Böylesi başkan ne geldi ne gelecek” diyen zottirikler oluyor...
Bunları yapan kim, ya da kimler?
O yöne yönel...
Çünkü sen onların kimler olduklarını çok iyi biliyorsun başkan...
Meselenin ruhundaki “ince nüansları” algılayabilmen için yapman gerekeni yap...
“Yalaka takımı”nı oluşturanlara sırtını dön...
“Onlardan ne köy olur ne kasaba” düşüncesinde ol... Bu düşünceni söz konusu takımın AS’larının(!) rahatlıkla duyabilecekleri şekilde haykır...
Onların en küçük bir fırsatta seni arkadan hançerleyebileceklerini unutma, unutturma...
Kendimden örnek vereyim sana başkan...
Ben, her fırsatta bana övgüler düzen, “Sen şöyle başarılısın... Kalemine diyecek yok... Haklının yanında, haksızın karşısında olmaya devam et... Bizler her ortamda yanındayız... Yaptıklarını başka meslektaşlarının neden yapamadığını bizler çok iyi biliyoruz... Onlar, suskun, onlar pısırık, onlar biatçi... Sen, Kahramanmaraşlıyım diyenlerden çok daha Kahramanmaraşlısın... Sen aslansın, sen kaplansın, sende mangal gibi yürek var... Senin yazılarını soluksuz okuyoruz... Allah seni başımızdan eksik etmesin...” diyenleri dinlerim...
Fakat kaile almam...
Çünkü kaile alınacak taraflarını bulamam...
Çünkü her devrin insanları olduklarını iyi bilirim...
Çünkü onlardan bana “yarar” değil, “zarar” geleceğine inanırım.
***
Senin de böyle olmanı istiyorum başkan.
Kendine gel...
Kaldır başını...
Etrafına bak...
Kül yutma...
Silkin...
Kükre...
Yanında “olsalar da olur olmasalar da olur” misali dolananların kimler olduğunu gör...
“Kendileri olamamışlara” gördüklerini aktar...
“Aktar’ı “alta kal” anlayanların sana asla ve katta faydasının olamayacağını bil...
Seni durduk yere değil, yürüdük yere göklere çıkarıp, ayaklarının yere değmesini istemeyenlere müsaade etme, müsamahasız davran...
Zaman geçiyor başkan...
Yap bunları...
Silkinişin birilerine “iktirin gidin” mesajı olacaktır...
“Yalaka takımı”nı oluşturan cenahın kendilerine faydası yok ki, sana olsun...
Seni eleştirenlere yönel...
Onlara git...
Onları oku...
Ne demek istediklerini iyi analiz et...
Kahramanmaraş’ın “deve dişi” gibi görülen, okunan, kamuoyuna ve sana sadece doğruları aktarmanın mücadelesini veren, kalemi güçlü olan gazetecileri eleştiriyor seni...
Mesela Mustafa Şirin...
Mesela Sırrıberk Aslan...
Mesela Mehmet Taş...
Mesela Abit Vanlı...
Mesela Akif Aslan...
Ve mesela ben.
***
Biz senden SEN olmanı istiyoruz...
“Yalaka takımı”nı oluşturanlar ise BAŞKASI.
Yolun belli...
Hatta belli oğlu belli...
Ya “belli olan yol”da ilerlersin, ya da seni “sonu belli olmayan yol”da yürütmek için bir yerlerini zorlayanları dinlersin...
Tercih senin başkan.