Örfümüz vardı, ananelerimiz vardı, dürüstlüğümüz vardı, paylaşımcılığımız vardı, adamlığımız vardı...

Yitirdik hepsini...

Ne oldu bize?

Neden bu noktalara geldik?

Üç kuruş menfaat uğruna akla hayale gelmeyen pislikler içinde sürüklenip gidiyoruz...

Öz kızını satan aşağılıklar var...

Öz kızına tecavüz eden şerefsizler var...

14 yaşındaki sabi’ye tecavüz ederek bunu sosyal paylaşım sitelerinde paylaşan ne üdüğü belirsiz deyyuslar var...

Köpek oğlu köpekler var.

Utanır olduk yaşananlardan...

Sıkıldık...

Sarsıldık...

Küçüldük...

Ufaldık, un ufacık olduk.

Vicdani muhasebeler yaptığımızda bu ve buna benzer utanç sahnelerinde neden varız? Diyebiliyoruz ancak... Değişim adına neleri, ne kadar yapıp yapamayacağımızı da tam olarak kestiremiyoruz...

İşte bu olmaz...

Bunun adına adamlık ta denmez insanlıkta...

“Biz böyle değildik” haykırışlarını herkesin her kesimin duyabileceği biçime getiremezsek, daha açığı, insan ama sadece insan olduğumuzu hatırlayamazsak çözümler noktasındaki noksanlıklarımızı çözmemiz mümkün olmaz, olamaz...

Dünyanın “en günah” olan ne kadar suçu varsa işler olduk...

Dünyada affedilmeyecek ne kadar kusur varsa bizde...

Kul hakkı yeme bizde...

Sülün Osmanlaşmalar bizde...

Satışlar, kapmalar, kopmalar, kopturmalar, saptırmalar, üçkâğıtçılık bizde...

Doğruluklarımız ve dobralıklarımızla yedi düvele nam salmıştık oysa ki...

Örnek alınırdık...

Öncü olurduk...

Ve en önde dururduk...

Bugün, duracak yerimizin kalmadığının farkında mıyız?

***

BAŞIN SAĞ OLSUN ADNAN NACAR

Değerli dostum Adnan Nacar, babası Mehmet Acar’ı kaybetmenin acısını yaşıyor... Baba acısının ne olduğunu çok iyi bilirim... Sarsar adamı... Devirir...

Adnan Nacar’ın şahsında Nacar Ailesi’ne baş sağlığı ve sabırlar diliyorum...

Toprağı bol, mekânı cennet, ruhu Şad olsun. S.C.