Başka şehirlerdeki kent konseylerinin neler başardıklarını yerinde görmek için aylarca gezindiler (!)
Mesai harcadılar (!)
Terlerini akıttılar (!)
Emek verdiler (!)
Bilgiler edindiler (!)
Görgülerini arttırdılar (!)
“Bir bilen” mertebesine ulaştılar (!)
Gurur tablosu oluşturdular (!)
4 N’ye vakıf oldular (!)
“Ne, nerede, nasıl, ne kadar” sorularının cevaplarını buldular... Buldukları cevaplar hava ile temas etmesin, kokmasın, taze kalsın diye çok sağlam bir torbanın içine koyup, ağzını sıkıca bağladılar, Maraş’a getirdiler... Gece gündüz demeden üzerinde çalıştılar, kafa yordular, herkesin ayakta alkışladığı icraatlar gerçekleştirdiler...
Di-ye-ce-ğim...
Bunu çok istiyorum...
Çok arzuluyorum...
Fakat diyemiyorum...
Yok, böyle bir durum çünkü...
Çünkü hiç olmadı...
Ve hiç olmayacak.
* * *
Kahramanmaraş Kent Konseyi, basın toplantısı düzenledi...
Nedeni ne?
Yaptıkları icraatlar(!)
Buna “yapamadıkları icraatlar” deseler...
Saygı duyacağım...
Şapka çıkartacağım...
“Helal olsun” diyeceğim...
Kabul edeceğim...
Haddimi bilip, suskunluğa bürüneceğim.
* * *
Konuşma...
Konuşanlara karışma...
Karışman gereken çok önemli konulara Irak kadar “ırak” dur...
Otur...
Ama sadece otur...
Bir şey yapma...
Düşünme...
Günü kurtarma politikalarına sığın...
2’yi “2 yüz” göstermeye çalış...
Sığ dehlizlerde gizlen...
Çabalama...
Tam tersi durumlara düş, çarçafa dolan...
Ondan sonra çık, basın toplantısı yapma gereği hisset... O toplantıda “şunları yaptık, bunları başardık” fasaryaları üret...
Sıcağı sıcağına soruyorum sizlere; “Bugüne kadar ne yaptınız? Neler başardınız da, başardığınız şaheserlere (!) öküz gibi bakıp, ES geçtik?”
* * *
“Adana’ya, İstanbul’a, İzmir’e, Eskişehir’e, Bursa’ya, Ankara’ya, Konya’ya gidin” dedik...
“Gidemeyiz” duyumları aldık...
“Neden” Diye sorduk...
“Kenya çok uzak ta o yüzden” dedi birileri.
* * *
Son sözlerim sana Mustafa Poyraz...
Kahramanmaraş Kent Konseyi Başkanı Zeynep Arıkan ve yöneticilerini zaman kaybetmeden makamına çağır, onları “gümüş plaket” ile ödüllendir...
“Böylesine büyük başarılar gösterenlere gümüş az olur” diye düşünürsen;
Çekmezsin fişi, “altun” ile bitirirsin işi.
* * *
Onunla da yetinmezsen eğer;
Ödül verdiklerinle birlikte fotoğraflar çektirir, Kahramanmaraş’ın dört bir yanına astırarak “Bak git Arıkan” diyenlerin ağızlarına TIKAÇ basar, meseleyi kökten çözüme kavuşturursun.