Boş keseden at...

Yetmez ise işkembe-i kübra’dan medet um...

Şekeroba, Gaziantep’e bağlanmak istiyor...

Meclis kararı almış...

Bunun adı şudur;

“Ben böyle düşündüm, böyle karar verdim.”

Şekeroba, Kahramanmaraş’ın Türkoğlu İlçesi’ne bağlı...

Sözünü ettiğim beldenin belediye başkanı Fatih Mehmet Güneş utanç veren bu gelişme için bakın neler söylüyor, “Şekerova Halkı ezici üstünlük ile beldemizin Gaziantep’e bağlanmasını istiyor ve bekliyor. Meclis üyesi arkadaşlarımızla oturduk konuştuk... Onlar, Gaziantep’e bağlanmanın belde açısından çok önemli ve çok gerekli olduğu fikrinde birleşiyor.”

Bu da şu demek;

Kahramanmaraş, bize bir şey vermiyor, verecek gibi de görünmüyor. Gönlümüz kırık, kendimiz mahkûm biçimde Gaziantep’e bağlanmak istiyoruz.”

“Büyükşehir olacağız” diyenler...

“Büyük hedefler kovalayacağız” yalanları uyduranlar...

Neredesiniz?

Şekerobalıların kararı için ne düşünüyorsunuz?

Yüzünüz kızarıyor mu?

Hicap duyuyor musunuz?

Utanıyor musunuz?

Yoksa tam tersini yapıp, “kurtulduk” mu diyorsunuz?

Büyükşehir yalanları üretmekten bıkmayanlar, nüfus oranı bakımından iki kişi ve kişilere ihtiyaç duyuyor iken, Şekerobalılar’a nasıl olur da sırtını döner?

Nasıl olur da onları sahipsiz” bırakır?

Sen, Büyükşehir olma kriterlerinin başında gelen hususun “nüfus artışı” ile endeksli olduğunu unutacak kadar ucuzlamış isen...

Sana, “ucuz düşünüp, ucuz üreten” gözü ile bakılır.

Büyükşehir olmak ise amacın, bir tek, ama bir tek kişiye bile ihtiyacının olduğunu bileceksin.

Bilmiyor isen;

O zaman haddini bileceksin arkadaş.

Şekeroba gitsin...

Beyoğlu gitsin...

Türkoğlu gitsin...

Kılılı gitsin...

Kahramanmaraş bitsin.

“İlla ki Büyükşehir, ille de Büyükşehir” diyen çokbilmiş (!) taifesi’ne önemle duyurulur.

CANBOLAT’IN NOTU

Yazmama kararı almıştım...

Çünkü ağrıma gidiyordu birçok mesele...

Sen hemen her yanı “kara” olana “karasın” diyorsun... Ötekisi, sırf sen bunu dedin diye adamı “dürüstlük timsali koltuğu”na oturtuyor.

Kızmaz da neylersin?

Belli süre yazmadım... Adana’ya yetmek istiyordum çünkü...

“Sana ihtiyacımız varken ve sen bunu herkesten daha iyi biliyorken kaçamazsın... Bırakmayız... Çünkü sen Kahramanmaraşlıyım diyen sayısız insandan daha çok Kahramanmaraşlısın... Bizimsin, bizimle kal” görüşünde birleşen dostlardan yüzlerce mail aldım...

Fincancı katırcıları hariç, dönüşüme sevinen çok olacak... Bunu biliyorum.

Değil mi kardeşim Akın Ozan?