EKONOMİ
SİYASET
SPOR
BÜYÜKŞEHİR
ONİKİŞUBAT
DULKADİROĞLU
EĞİTİM
SAĞLIK
İŞ DÜNYASI
SİVİL TOPLUM
ASAYİŞ VE GÜVENLİK
ULUSAL HABERLER
KÜLTÜR&SANAT
GÜNCEL
İLÇE HABERLERİ
SOSYAL YAŞAM
Tarih : 19 Temmuz 2018 Perşembe   Saat : 16:40:03
   
   28.06.2018 - 20:44:10
  HASIL-I KELAM

SIDDIK S. ALTUNBAŞ
ssaltunbas@gmail.com
ZORLU SEÇİMDİ

Henüz dumanı üstünde tüten Pazar günkü seçim şüphesiz zorlu seçimdi. Hem yeni bir döneme geçişin son eşiği olmak bakımından hem de çok kısa bir zamana sıkışmış olması bakımından da ayrıca zorluklar, nisbî belirsizlikler içeriyordu. Oldu bitti, geçmiş olsun ve hepimize ve geleceğimize hayırlı olsun.

‘Zorlu’ bir seçim süreci geçirmiş olduğumuz şuradan da belli; siyasi düzlemde ittifaklar ve söylemler bağlamında alışılmadık savrulmalar gözlemledik. Ne demiştik fî tarihinde; “21. Yüzyılın ilk çeyreğine #savrulmaçağı desek yeridir.” Öyle olduğunu o günlerden beri hem yurtiçinde kişiler/zümreler/kesimler bağlamında hem de uluslararası ilişkilerde değişik vesilelerle görüyoruz. Daha sekiz-on sene, -gittikçe azalma eğilimi göstererek de olsa- görmeye devam edeceğimiz anlaşılıyor. Zira hem içeride hem dışarıda bir herc ü merc olma halinden geçtiğimizi hemen herkes görüyor. Haliyle değişimler sancılı, sıkıntılıdır; en azından bir takım belirsizlikler ve kaygılar içerir. Sürece biraz da böyle bakmak gerekir.

Geçen sene yapılan referandumla yürürlüğe giren yeni siyasi sistemin, tam da beklendiği gibi, “yata yata” seçim kazanma imkanını ortadan kaldırmış olduğu bu ilk saha tecrübesiyle daha iyi görülmüş oldu.

Türk siyasetinde uzun zaman prim yapmış ‘mazot fiyatı’ gibi klasik vaadlerin miâdının dolduğunu görmeyen siyaset yapma biçiminin de miâdının dolduğunu bu vesileyle bir kere daha görmüş olduk.

Siyasi partilerimizin yönetim ve önemli teşkilat kademelerinde dünyanın nereye gitmekte olduğunu, muhtemel gelişmeleri, seçmen beklentilerindeki değişimleri ve bütün bunların üstüne -altını çizerek söylüyorum- şehirli kitlenin beklentilerini ve daha önemlisi o kitlenin sürekli maruz kaldığı ve hep bağrına taş basarak sabrettiği sorunları anlamaktan aciz ciddi sayıda kifayetsiz var. Bunların da miâdının dolduğunu görmek gerekiyor. Bu yeni dönemde, sesi pek duyulmayan bu kitlenin hassasiyetini gözardı eden her siyasi hesap kanaatimce ciddi hüsranla sonuçlanacaktır.

Betônî dokunuşlarla bu kitleyi mutmain edemezsiniz, kilit taşlı parkelerle bu insanların ruhlarına ulaşacak kilidi açamazsınız, kaldırım cilalayarak hoş-hâtır edemezsiniz. Bilhassa arayıp bularak kulak kabartıp ne istediklerini anlayacaksınız, çünkü onların taleplerinin, sorunlarının size ulaşmasına şu ana kadar varlığını muhafaza eden sistem müsait değil, imkan vermez, vermiyor maalesef. Bu kitlenin, mesela seçim dönemine bir “îmar barışı” sokuşturulmasını zorlayacak kudretleri yoktur, tarih boyunca olmamıştır. Dilini anlamaya diliniz yetmiyorsa onların merâmını anlayabilecek ‘tercüman’ bulunduracaksınız. Başka yolu yok.

Ve bu ülkenin gerçekten bir huzur beldesi ve yaşanabilecek bir yer olması ancak ve ancak bu kitlenin sesine ve hassasiyetlerine kulak verip gereğini yapmakla olur. Önümüzde mahalli seçimler var, yıllar çabuk geçer bir sonraki Cumhurbaşkanlığı seçimi de çok sürmez karşımıza gelir. Şimdiden bir kere daha hatırlatalım, alışılagelmiş sâiklerle yapılacak yenilenmeler hiçbir siyasi hareketi duvara toslamaktan kurtaramaz.

(Laf aramızda; bu seçimde Ak Parti oylarındaki düşüşle yerel yönetimlerin performansı arasında ve yukarıdaki paragrafta vurguladığım hususlarla bağ kuramayan teşkilat yöneticilerinizi partiden kovun gitsin, bir zararınız olmaz!)

Ak Partinin ve Sn. Erdoğan’ın ‘metal yorgunluğu’ tarifine bağlı olarak yaptığı müdahale ve revizyonların kendi seçmeni nezdinde yetersiz bulunması, milletvekili sayısındaki düşüş olarak sandığa yansımıştır. Seçim konuşmasında Sn. Erdoğan’ın “mesajı aldık” sözünün tefsiri budur. Hepsi bir günde yapılmasa bile, ‘daha kapsamlı ve köklü bir silkeleme’ gerektiği âşikardır. Bunun, ‘seçim ve oy oranı’ çerçevesini çok aşan daha stratejik gerekliliği de vardır ve beni ilgilendiren asıl yönü odur.

Daha genel olarak; siyasetin bazan tetiklediği, bazan nemâlandığı, bazan göz yumduğu/görmezden geldiği ama neticede ülke/millet olarak hepimize zarar veren pespâyelikten artık bıktık.. bıktık.. Siyasi teşekküller, sivil toplum kuruluşları, mesleki teşekküller, ezcümle her kurum ve kuruluş kendi içindeki yamuk adamları, çamurları tasfiye edip bünyesinden uzaklaştırmalı, arınmalıdır. Açık söylüyorum, yılda 40-50 milyon turist beklentisi olan ve bunun gittikçe artarak sürdürülebilir olmasını isteyen bir ülke bu çamurlu paçalarla bir yere varamaz.

Benim bir dâvâm var diyen; eğer kalıcı başarı elde etmek istiyorsa mâiyetinde/kadrolarında dâvâ neferi geçinen davar çobanlarını derhal teşhis edip çayıra salması gerekir. Ve her kurum, içine çöreklenmiş salakları ve asalakları bünyeden uzaklaştırmadan ya da pasifize etmeden bu yolda, yani hep bahsedilen Güçlü Türkiye, Yeni Türkiye, 2023-2071 hedefleri çabalarında, tökezlemeden devam edilemez.

‘Kurum’ demişken.. Kurumların ağababası olan bürokrasinin bu yeni dönemde ne olacağı, bu alana neşter atılıp atılmayacağı da yakın ilgi alanlarımızdan olacak.

Hâsıl-ı kelam; ayrıca bu seçimde demokrasiden, özgürlükten, sandıktan, seçimden, demokratik tahammülden bahsedenlerin, bunları millete neredeyse sabah akşam ders niyetine okutanların bu kavramların keyfiyetinden ne kadar habersiz ya da kendilerine yontarak kullandıklarını bir kere daha gördük. Umarım bu yanardönerliklerin de son bulduğu bir döneme girmişizdir.

Not: Sosyal medyada duyurduğum ‘geçmiş yazılardan derleme’ yazısı bir sonraki buluşmamıza kaldı.

SIDDIK S. ALTUNBAŞ
 Yorum Yaz    Tüm Yorumları Oku    Arkadaşına Gönder
 OKUYUCU YORUMLARI





Henüz Yorum Eklenmemiştir !

 Yazarın Son 20 Yazısı
 ETTEKRÂRÜ AHSEN
 ZORLU SEÇİMDİ
 İNSANDAN İNSANA ANLAMA ÜZERİNE BİR DENEME
 ATINI NALLADI FELEK!
 MARAŞ’A BİR DEMİRYOLU SEYAHATİNİN ARDINDAN
 KAHRAMANMARAŞ DONDURMA FESTİVALİ VE MADO MESELESİ
 BAYRAM VE KURBAN
 ‘BİZİM KURNAZ’ İÇİMİZDEN BİRİSİDİR!
 İSTANBUL’A DAMGA VURAN BİR MARAŞLI
 16 NİSAN SONRASI ÖNGÖRÜLERİM
 16 NİSAN; DEĞİŞECEKLER VE DEĞİŞMEYECEKLER
 DÖKÜLDÜK BİTTİ Mİ?!
 15 TEMMUZ VARTASI
 SOSYAL MEDYA NEREYE KOŞUYOR?
 HAYAT MI KISA; YOKSA…
 UĞURSUZ DEĞİRMEN!
 NÂ-ŞÂYESTE
 HEYECAN!
 SİYASETTE ‘GERİ DÖNÜŞÜM’
 RESTORASYON FAALİYETLERİNDE DANIŞMANLIK
 

ANASAYFA | EKONOMİ | SİYASET | SPOR | BÜYÜKŞEHİR | ONİKİŞUBAT | DULKADİROĞLU | EĞİTİM | SAĞLIK | İŞ DÜNYASI | SİVİL TOPLUM | ASAYİŞ VE GÜVENLİK | ULUSAL HABERLER | KÜLTÜR&SANAT | GÜNCEL | İLÇE HABERLERİ | SOSYAL YAŞAM | KÜNYE | İLETİŞİM

Copyright ©2005 - 2011 Maraş Times Haber Portalı