Bugünlerde, Kahramanmaraş coğrafyası güzel yağış alıyor.
Ocak ayı Kahramanmaraş yağış ortalaması yaklaşık 125 kg/ m²
Ay ortasını bulmadan, 13 ocak itibariyle şehrin pek çok istasyonunda aylık ortalama yağışı aldık, hatta bazı noktalarda ay ortalamasını geçtik.
Bölgemizin büyük kısmı yüksek rakımlı yerler olduğundan, kar örtüsüyle dağlarımıza “tatlı su stoğu” yapmış bulunmaktayız. Tabi bu bizlerin insanı başarısı değil, sadece Allah'ın verdiği nimeti tespit babından "yaptık” diye söz ediyorum.
Yağış sezonunun başlamasıyla, eylül, ekim ve kasım aylarını normalin altında kapatmıştık.
Aralık ayı ortalamamız olan, 130 kg/m²’yi aralıkta lutfetti yüce yaradan.
Aralık ve ocakta gelen yağışlarla, dağlarımız öncelikle dış kaplama olarak tatlı su rezervini tuttu. Devamında, kar peyderpey eriyerek akarsularımızın debilerini canlandıracak inşallah. Şimdilik, öncelik yeraltı rezervuarlarımız (su tutan doğal materyaller) canlanıp doymaya başlıyor.
Bana bu minvalde soru çok geldiği için, herkese açık ve herkesi bilgilendirmek için yazıyorum.
BU KADAR YAĞMUR KAR YETER Mİ?
Tüm ayların yağışı ortalama değerlere yakın olacak veya, çok yağan aylar, az yağan ayların farkını kapatacak ki, o zaman stresten tam olarak kurtulalım.
Kahramanmaraş'ın, 500 milyon m³ civarı yeraltı su tutma kapasitesi var.
Bunun on katı vardır tahmin ediyorum barajlarımızın rezervuarları. Özellikle Ceyhan nehri ana yatağında büyük barajlarımız ciddi miktarda kan kaybetmişti.
Çoğu arkadaşımız sanıyorki, gürül gürül sağanaklar yağdı, dağlar karla doldu, e bu kadar yağış barajları yarı yarıya doldurmadı mı?
Yok arkadaşlar. Öyle bir yada birkaç günlük yağışla barajlar dolmaz.
Dereler, çaylar düzenli bir su akımına kavuştuktan sonra ciddi ve düzenli dolmalar başlar ve yüzde olarak grafikler yukarı yönlü çalışmaya başlar.
Örneğin, 2 milyar m³ su göl hacmi olan Menzelet barajı, bir yandan hergün enerji üretip su kaybederken, ha demeye dolmaz. Hergün kaybettiği sudan 20 milyon m³ daha fazla su alacakki % 1 puan artsın doluluk oranı.
Zaten, Menzelet'e gelene kadar kaç baraj ve gölet yolunu kesiyor akarsuların. Belki yıl ortalamasını 720 mm/m² yağış miktarı olarak yaza kadar yakalasak bile, geçen yılın açığını kapatmak bile zor olacak.
AHIRDAĞI’NDA m³ SU
Gelelim bizim sırhıtlazmik retikuluma. Elbette ne bilimde ne de İstanbul Türkçesinde böyle bir deyim yok.
Bunu kendim uyduruyorum. Jeologların akifer deyimine biraz yakın bir tarif.
Dağlarımızın fizyolojik olarak suyu tutup, yavaş yavaş hizmete sunmasını tarif etmek için kullanıyorum.
Örneğin, kentin sırtını yasladığı Ahırdağı'nın 30 milyar m³ kadar bir hacmi olduğunu hesap ediyorum. Her m³ hacim, ortalama 1 litre su tutsa, doğa bize Ahırdağı'nda 30 milyon m³ su tutuyor demektir.
Bize yakın olan sırhıtlazmik retikulum Ahırdağı. Yüzeye yağan yağışların yavaş yavaş yeraltına doğru sırkmasından ürettim bu deyimi.
Sırhıtlazmik retikulumları tek tek isimlendirecek olsak, Engizek Dağı şehrin liste başı olur tahmin ediyorum. O da Göksu ile yüzeye çıkıp, Antep'e çalışıyor zaten.
Velhasıl, adı ne olursa olsun, yağan her damla yağış, su stresimizi azaltıyor.