O, FENOMEN OLMUŞ BİR İŞADAMI

GEÇTİĞİMİZ günlerde uzun yıllardır yapmak isteyip de yapamadığımız bir şeyi gerçekleştirdik. Çocukluk yıllarımızda başlayan ancak sonrasındaki hayat mücadelesi ile dört bir yana dağılmış arkadaşlarımızı sosyal paylaşım siteleri üzerinden örgütleyerek 6 aylık bir çalışmanın, yazışmanın ardından 85 kişiyi bir araya getirdik. Arkadaşlarımızın kimisi İstanbul’da, kimisi İzmir veya başka bir metropolde bürokrasi ya da işdünyasında hep etkin isimler olmuş. 12 arkadaşımızsa yurt dışından katıldı.

Bu sütunların yazarı olarak benim ilköğretim yıllarım Antep’te geçti. Bu nedenle arkadaşlarımın bir kısmı Antep’ten, bir kısmı da Maraş’tandı. Aynı grupla hem Antep’te hem de Maraş’ta iki gün boyunca dolu dolu saatler geçirdik.

Çok değil, bundan 10 yıl öncesi bu arkadaşlarla bir araya geldiğimizde Galatasaray’dan Fenerbahçe’den, gezip tozmadan, yemeden içmeden konuşurduk ama bu kez çol çocuktan, daha çok da iş güçten bahsettik, belli ki yaşlanıyoruz.

Bu birliktelikle bazı arkadaşlarımız yeni ticari işbirliklerine girişti, hatta yurt dışından gelenlerle bazı arkadaşlarımız ticari işbirlikleri konusunda prensip anlaşmaları bile yaptılar ve 2012’de yeni ufuklara yelken açmak için sözleştiler.

Bu organizasyonumuzun içinde yazılacak o kadar çok şey var ki, herhalde bir kitap çıkar desek abartmış sayılmayız. Ancak bir konu var ki, bunu yazmadan geçemeyeceğim!

Bir akşam saat 21.00’den gece yarısına kadar tek bir konu üzerinde adeta bir açık oturum yaptık.

Konu, işdünyasında, siyasette ve bürokraside örnek alınması gereken isimler üzerineydi. Yani adeta 85 kişi bu üç kategoride “yılın enleri”ni seçiyordu.

Evsahibi olarak Moderatörlüğü ben üstlendim. Sırayla bütün arkadaşlar bu üç kategoride kimi, neden favori görüp örnek aldıklarını anlattılar.

Siyasette ve bürokraside çok karışık bir liste çıktı ama ilginç olan bir şey var ki, sanki Eurovision oylaması yapılıyormuşçasına iş dünyası kategorisinde 85 kişilik salonda tam 74 kişi aynı işadamına oy verdiler ve kendilerince kısa kısa nedenlerini de anlattılar.

Türkiye’de Ferit Şahenk’ten Bülent Eczacıbaşı’na, Mustafa Koç’tan Güler Sabancı’ya kadar çok tanınmış bir çok işadamı ve işkadını var ama enteresandır bunca köklü ve tanınmışlık oranı yüksek kişiler değil, 1990’lı yıllara kadar yerel olmasa da bölgesel ölçekte, 2000’li yıllarda da ulusal boyuta yükselen bir holding patronu, “en sevilen” ve “en örnek” alınan işadamı seçildi.

İŞTE FENOMEN OLAN O İŞADAMI

MERAK ediyorsunuz değil mi, 85 kişi içinde 74 kişinin üzerinde birleştiği “kim bu isim?” diye…

Hemen belirtelim: SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Konukoğlu

Yani anlayacağınız “Abdulkadir Konukoğlu adeta bir fenomen olmuş”. Başarıları konuşuldu ama daha önemlisi belki de canlı olarak hiç birisi de yüzünü görmemiştir ancak içlerinde ona karşı inanılmaz bir sevgi oluşmuş. Yani bu kadar insanın aynı zamanda kalbini kazanmış, kolay mı?

Peki nedir Abdulkadir Ağa’nın fenomen olmasının nedeni?

Doğrusu bu sütunların yazarı olarak onun hakkında klasörler dolusu güzel ve onu ayrıcalıklı yapan özelliklerini yazabilirim ama bir cümleyle özetlemek gerekirse; “Abdulkadir Konukoğlu işine de aşına da bir tutam sevgi katan, deyim yerindeyse büyüdükçe küçülen, şirketlerini devlet imkânlarıyla değil, tamamen şahsi akıl ve stratejisiyle büyüten, Anadolu’daki insanların abisi, kardeşi, dayısı, amcası ve daha da önemlisi garip gurabanın babası olmuş bir insandır…”

Olay budur!