EYY AK PARTİ! TİTRE VE KENDİNE DÖN!

Arkadaşlar, fıtratım gereği Ak Parti ile fazla alakam yok. Çokça da muhalif takılıyorum.

Aslında siyaset kurumuyla elimden geldiğince mesafeli olmaya çalışırım.

Bir yurttaş olarak da, kazma değilim, kürek değilim nihayetinde. Ufak tefek de olsa fikrimi beyan etme sosyal sorumluluğu hissediyorum.

Ramazan bayramının tam ortasında "acayip"mi desem, "ilginç"mi desem bir haber okudum.

“YRP Dulkadiroğlu Belediye Meclis üyesi Halit Kardeş Ak Parti'ye geçiş yaptı” diyor.

Yarını ancak Allah bilir de, insan mantığıyla bakarsam, Z kuşağının söz sahibi olduğu, koca koca partilerin çeşitli bahanelerle İmralı yollarını arşınladığı bir dönemde…

(Ki, bana kalırsa temel problem, sayın cumhurbaşkanımızın veya Devlet Bahçeli'nin masasına gelen seçim anketleridir.)

Gerisi siyasi bir söylem ile halka izah etme manevrası.

SİYASİ İNTİHAR!

İşte böyle devasa partilerin kan kaybettiği, 25-30 yıldan beri kendi doğal teşkilat mensupları tarafından her kadrosu doldurulmuş büyük partilere transfer olmak, “siyasi intihar” gibi geliyor bana.

Ki işin bu kısmı bile beni pek ilgilendirmiyor. Halit hocam kendi rotasını kendi çizen bir insan.

Asıl mesele şu;

Ben hayatı cep telefonundan takip eden bir insanım. Facebook, İnstagram az miktarda da WhatsApp…

İki farklı platformda, iki ayrı haber ve fotoğrafa rastladım.

Biri İsmail Güney arkadaşımın Bertiz/K.maraş sayfası, biri gazeteci Mehmet Fiskeci Bey'in Maraş Kimlik'i.

Her ikisinde de verilen fotoğraflarda yüreğim burkuldu.

Ak Parti hala Türkiye’nin birinci partisi.

Onun vekilleri, bakanları, teşkilat başkanları vs.

Yahu arkadaş! Az veya çok sizleri seviyoruz.

FIRAT GÖRGEL BAŞKAN

Hele Fırat başkan. Tabiri caizse Maraş 'ın öz evladı.

Ki,niye caiz olmasın. Ben bu kente "Abi" ithalatına karşıyım.

Vekil olsun, bakan olsun, başkan olsun hiç farketmez.

O yüzden, Fırat başkan şimdilik hala favorimiz ve de iyi gidiyor. Kırk yılını bu şehirde geçirmiş, öz be öz Maraşlı.

Reis'in dediği gibi;

"VE LEV Kİ!"

İster hataları olsun, ister yanlışları, hataları bizim, başarıları bizim, günahları bizim.

Yukarıda bahsettiğim töreni, ritüeli kim düzenledi ise kesinlikle hakkımı helal etmiyorum.

Ortadaki insanın üzerini kapatıp, sokaktan geçen herhangi bir insana sorun;

"Bu bakanların, başkanların, vekillerin etrafında toplanıp, tören yaptığı kim olabilir?" deyin, manzarayı görenlerin % 90 'ı "Muhtemelen cumhurbaşkanımız" demezse ben de bişey bilmiyorum.

Ak Parti kendi ağırlığının farkına varıp,

Makam sahibi insanları, DENGİ insanlar ile muhatap etmezse, sanırım benim helalliğime ihtiyaç duymadan, kendi eliyle kendi gözünü çıkarıp, halk nazarında prestij kaybedecektir.

Eyy Ak Parti!

Titre ve kendine dön!