BU ZİHNİYETLE ‘BÜYÜKŞEHİR’ OLUNUR MU?

ZAMAN zaman dilimize pelesenk ettiğimiz, dışı hamaset dolu, içi boş slogan sözler vardır!

Şimdi de bir “Büyükşehir Kahramanmaraş” deyimi almış başını gidiyor.

Politikacı konuşuyor, bürokrat konuşuyor, gazeteci yazıyor, diyor da diyor: ““Büyükşehir”de, Büyükşehir…

Peki tamam da, nedir bu Büyükşehir?

Sokaktaki vatandaşın bu konuda ne kadar bilgisi var?

Kahramamaraşlı’ya ne getirecek?

Kahramanmaraşlı’dan ne götürecek?

Mesela vergilerimiz artacak mı?

Mesela elektrikten doğalgaza hatta içtiğimiz suya kadar bugünkünden daha mı fazla ödeyeceğiz?

Bu konuların hiç birisinden de büyük çoğunluğun haberi yok!

Detay yok…

Ayrıntı yok…

Bilgi yok…

Nasıl Büyükşehir olunur, bunun kıstası nedir, gerisini getiren yok!

Ve bir de diyelim ki aha büyükşehir olduk n’olacak Allahaşkına?

Zihniyetiniz mi değişecek?

Cebiniz para mı dolacak?

Vergileriniz mi düşecek?

Nedir bu büyükşehir biri çıkıp anlatsın artık…

Özellikle Ak Parti’nin lider milletvekili Mahir Ünal’a seslenmek istiyorum!

Mesela gerekirse mini bir referandum yapılsın…

“Büyükşehir olursak şunlar bunlar olacak, istiyor musunuz kentinizin statü değişikliğini?” diye…

Yahu kolay mı, “anlama ve dinleme özürlüler” bile bu konuyu daha çözemediğini televizyonda demedi mi?

Olay şu: Siz büyükşehir’den önce bir zihniyet devrimi yapmalısınız!

Her şeyden önce arşı âlâya çıkan dedikoduculuğu, ”şu şunu yapmış, bu bunu yapmış” muhabbetlerini kesin artık…

Yaz akşamları bağevlerinde mangal başında, kış akşamları da pastane köşelerinde başkalarının malının mülkünün hesabını tutmayı bırakın…

Birisi dişi tırnağıyla işini biraz büyütünce parayı nereden nasıl bulduğunu araştıracağınıza, “nasıl olur da ben de işimi büyütebilirim” diye kafa yorun…

Politikacınızla bürokratınızla, bakkalınızla çakkalınızla kafanızı iki elinizin arasına alıp beş dakika bir düşünün, ondan sonra beni de yargılayın! Ki, “Kral çıplak” deyip, fütursuzca ayıbınızı yüzünüze vurduğum için!

Zihniyetinizi değiştirin, zihniyetinizi!...

Çünkü “Büyükşehir” olabilmek için önce zihniyetlerin değişmesi gerekir!

Haksız mıyız?