Şeyhadil Mahallesi’ni ve Şeyhadil Mezarlığı’nı bilirsiniz...
Şehrin göbeğine düşerler...
Göbekleri de şehre.
Kahramanmaraş Belediyesi, sözünü ettiğim mezarlığı büyütmek istiyor...
Bunun adımlarını attı...
Düğmeye de bastı...
Adımın adı n’olacak?
Düğme ne işe yarayacak?
Onlardan bahsedeyim isterseniz...
Alanlar açmak, mezarlığın büyümesini sağlamak için belediyeye yer lazımdı ya hani... Gidildi, bakıldı, gereken araştırmalar en gerekli biçimde yerine getirildi... Kent Konseyi’nden “Yapabilir miyiz? Müsaadeniz var mı? Müsaadeniz yok ise, gerek yok bize” denildi...
İcazet, izne dönüştürüldü...
Mezarlık alanı belli...
Çok dar...
Sıkışık mı sıkışık...
Dolu mu dolu...
Peki, nasıl büyütülecek?
Hangi proje uygulanacak?
Nasıl davranılacak?
Davranma biçimi hangi ölçülerde olacak?
Merak buyurmayınız... Rahat olunuz... Öfkenizi dindiriniz... Sabredeniz... Serin durunuz... Tüm bu kritik soruların cevapları da bulundu (!) yetkililerce.
Bulunanlar (!) neler mi?
Çok basit... Bir o kadar sabit...
“DSİ ve Karayolları binaları yerleriyle birlikte satın alınacak, mezarlık alanına katılacak...”
Sonrasında n’olacak?
O’nu da söyleyeceğim;
Bulunan “dahi hane” yol ile Şeyhadil Mezarlığı, “obezleşmiş” biçimiyle şehrin göbeğindeki yerinde “daim” olmaya devam edecek...
Mahalle sakinleri, “Düğün bayram bizim, öte taraf romantizm” memnuniyeti (!)ne yatacak.”
Elin oğlu, mezarlıklarını şehrin dışına taşırken, sen “Bırak içimde kalsın” diyorsun.
Bana bi haller oluyor...
Aklıma mukayyet ol Allah’ım.