EKONOMİ
SİYASET
SPOR
BÜYÜKŞEHİR
ONİKİŞUBAT
DULKADİROĞLU
EĞİTİM
SAĞLIK
İŞ DÜNYASI
SİVİL TOPLUM
ASAYİŞ VE GÜVENLİK
ULUSAL HABERLER
KÜLTÜR&SANAT
GÜNCEL
İLÇE HABERLERİ
SOSYAL YAŞAM
Tarih : 22 Ocak 2019 Salı   Saat : 20:15:18
   
   8.06.2013 - 22:50:48 / ULUSAL HABERLER

'BİZ YÜZDE 100’ÜN PARTİSİYİZ!'

Başbakan Erdoğan: "Toplumsal hadiseleri okuruz, objektif biçimde değerlendiririz. Biz yüzde 50’nin partisi değiliz. Yüzde 100’ün partisi olarak ülkeye hizmet veriyoruz." dedi.
'BİZ YÜZDE 100’ÜN PARTİSİYİZ!'

Maçka’daki Swiss Oteli’nde yapılan ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da katıldığı Avrupa Birliği Bakanlığı "Küresel Sorunlar Karşısında Türkiye ve Avrupa Birliği İçin Ortak Gelecek" konferansı başladı. Polis konferanstan saatlerce önce otel çevresinde geniş güvenlik önlemi aldı. TOMA araçları otel çevresinde konuşlandırıldı. Cadde ve sokaklarda polis yaklaşık 10’ar metre arayla nöbet tuttu. Maçka Parkı içinde ise çevik kuvvet polisleri hazır bekletiliyor.

 

Başbakan Tayyip Erdoğan, konferansta bir konuşma yaptı.

 

Türkiye AB sürecine ve reform sürecine bağlılığını sürdürüyor. Bu konferans da bunun kanıtıdır. Bu mesajların AB tarafından da doğru algılandığını düşünüyorum.

 

"BİZ ÖZELEŞTİRİ YAPIYORUZ, MUHATAPLARIMIZ DA YAPMALI"

Türkiye’nin AB’ye ilk fiili başvurusu 1959’a kadar gidiyor. O dönemki adıyla Avrupa Ekonomik Topluluğu ile Ortaklık Anlaşmasını da 1969’da imzaladık. Yarım yüzyıl içinde Türkiye ancak müzakere eden aday statüsünü elde etti. Biz özeleştiri yapıyoruz ama aynısını muhataplarımızdan da bekliyoruz. AB sürecinin 10,5 yılda yapılanlarla orantılı gitmediğini görüyoruz. Peki neden AB tarafından haksız engellemelerle karşı karşıya kalıyor Türkiye?

 

"TÜRKİYE OYALANACAK ÜLKE DEĞİLDİR"

AB Türkiye’ye verdiği sözleri, altına imza attığı belgeleri unutmaktan ve unutturmaya çalışmaktan vazgeçmeli. Türkiye asla oyalanacak ülke değildir. Köklü tarihi ile çok daha geniş temsil kabiliyeti olan bir ülkedir. Türkiye’ye sırtını dönen Avrupa, kendi değerlerine de sırtını dönüyor demektir. 8 yılda sadece 13 faslı müzakerelere açabildik. Diğer şartlar tamam olduğu halde siyasi ve ideolojik sebeplerle 16 faslın müzakereleri başlatılmıyor. 3 yıldır atılabilmiş bir adım yok.

 

AB’nin Türkiye’nin önüne koyduğu her blokaj kendi geleceğinin üzerine koyduğu blokajdır. Vize rejimi bizden daha çok Avrupa’ya zarar verir hale geldi. AB’nin içindeyiz. Ta Latin Amerika ülkeleri Schengen’den istifade ediyor, müzakereci Türkiye bundan istifade demiyor. AB müktesebatında bunun yeri var mı? Ben okudum. Öyle bir şey göremedim. AB ahde vefa esasına dayanır. Ahde vefa da yok. 3 yıldır biz sizi şu nedenlerle almıyoruz desinler. Zaman zaman 2’li yaptığımız görüşmelerde söylüyorlar ama iş bu noktaya geldiğinde değişiyor.

 

"BİR BEN KALDIM"

O zamanlar biz liderler zirvesine çağırılıyorduk. Sonra Fransa’da değişiklik oldu. Sarkozy göreve gelince müzakereci veya aday ülkeler liderler zirvesine katılamaz oldu. Şimdi Sarkozy gitti. O dönemdeki devlet başkanlarından da kimse kalmadı. O 15’ten kimse kalmadı. Hepsi hemen hemen değişti. Şu anda bu süreci takip eden bir ben kaldım. Vize muafiyet görüşmelerinin vizelerin tamamen kaldırıldığı bir süreçle sonuçlanmasını temenni ediyorum.

 

"FİİLEN AB’DEYİZ"

Biz zaten AB üyesi ülkelere girmişiz. 6 milyon insanımız var. Belçika’da, Fransa’da.. Her yerde varız, biz zaten fiilen girmişiz. AB yetkilileri tarafından da açıkça dile getirilen bir hususu hatırlatmak istiyorum. Bugün artık AB’nin Türkiye’ye olan ihtiyacından bahsetmek gerekiyor. Win-Win esasına göre bu işin düzenlenmesini savunuyorum. Hala tercihimizi AB yolunda olmaktan yana tercih ettiğimizi söylüyorum. Ama tek taraflı sürecin gitmesi mümkün değil. Halkımızın inancı sarsılmış durumda. Yaptığımız anketlerde görüyorum. AB’ye bizi alırlar mı sorusuna aldığım cevap maalesef yüzde 30’lara düştük. Aralık 2004’te Türkiye yüzde 75’i konuşuyordu.

 

Umutlarımız yok edildi. Bir dönem AB sürecinin Türkiye’nin demokratikleşmesinde kaldıraç rolü oynadığını elbette inkar etmiyoruz. AB’nin tam üyelik sürecinde somut bir adım ortaya koyması gerekiyor.

 

"TÜRKİYE AB’YE GİRMEYE HAZIR"

Çalışmalarımızı yarın AB üyesi olacak gibi yürütüyoruz. Ben çok açık ve net söylüyorum: Türkiye şu anda AB müktesebatına uygun olarak çeşitli kurum ve kuruluşlarıyla AB’ye girmeye birkaç düzenlemeyle hazırdır.

 

"GEZİ OLAYLARINDA KORKUNÇ DEZENFORMASYONLAR VAR"

Son dönemde Taksim Gezi Parkı bahanesiyle yaşanan olaylar yanlış düşüncelere neden olmasın. Çünkü burada korkunç dezenformasyonlar var. Sosyal medyanın korkunç bir yalan kampanyası var. Hepsinin kanıtı elimde, biliyorum. Her şeyden önce muhatabınızı bileceksiniz. Burada böyle bir muhatap söz konusu değil.

 

"ÇEVRE DUYARLILIĞI OLAN KARDEŞLERİME SESLENİYORUM"

Hükümet olduğumuz günden beri her kesimle, sorunların çözülmesi noktasında görüşmeler yaptık. Milletin parlamentodaki vekilleri ne işle meşguller diye sormaz mısınız? Taksim'le ilgili projeleri ben 2011 seçimleri öncesinde animasyonla gösterdim. O gün kimsenin sesi çıkmadı. Ben çevre duyarlılığı olan kardeşlerime sesleniyorum; eğer çevrecilikte ortaklık yapacaksanız gelin benimle yapın. Ben çevreciliğin ne olduğunu bilirim.

 

"ÇÖZÜM SÜRECİNİ İSTEMEYENLER OLAYLARIN İÇİNDE"

Çözüm sürecini istemeyenler bu olayların içinde yer alıyor. Çevreci olmak kamu mallarına zarar vermek değildir. Çevreci olmak ağaçları, saksıları yakıp yıkmak değildir. Çevreci olmak insanları öldürmek değildir.

 

Bize ders vermeye gayret edenler ABD’deki Wall Street olaylarını nereye koyacaklar. Biber gazı olayı, 17 kişinin ölümü orada oldu. Bütün bunlara karşı tepki ne oldu? Bizim karşı olduğumuz şiddettir, terördür, vandallıktır. Yoksa demokrasi talebi diye bir taleple karşımıza çıkacak olanlara canım feda. Neymiş yapamadıklarımız bize bunları anlatsınlar başımız gözümüz üstüne.

 

ABD BÜYÜKELÇİLİĞİ'NDEN AÇIKLAMA "AKM DEPREME DAYANIKLI DEĞİL"

Şimdi biz referanduma da karşıyız diyorlar. Karşı olma o zaman. AKM diye şu anda depreme dayanıklılığı olmayan bir kültür merkezimiz var. Yıllar önce dedik ki bu yapı bize sıkıntı yaratır. Yapının kullanışlı olmadığını da çalışan sanatçılardan biliyorum. Barok mimariyle bütünlük arz edecek şekilde buraya dev bir opera binası yapalım. Türkiye’de opera binamız yok. Bir ilkin adımını atmak  istiyoruz. Vandalizmin mensupları çıkıyorlar, ‘yıktırmayız’. Böyle bir şeyin kararını vereceksek seçim öncesinde vermişiz. O zaman da halkımın kahir ekseriyeti bize desteğini vermiş. Daha güzel bir Taksim istiyoruz biz. Trafiği yerin altına alıyoruz. Benim vatandaşım gelsin rahatça gezsin diye.

 

“AVM OLMASI MÜMKÜN DEĞİL”

Gezi Parkı’na fark edecek bir ağaçlandırmayı ortaya koyalım. Bir ara taktılar AVM’ye. Zaten metresiyle falan Topçu Kışlası’nda AVM olması mümkün değil. Söylediğimiz bir ifadeydi. Buranın bir şehir müzesi olabileceği düşüncesi de var.

 

"ÜZÜNTÜMÜZÜ SÖYLEDİK"

Olayların ilk başında yapılan müdahaleyle ilgili üzüntümüzü ve gerekenin yapılacağını söyledik. Avrupa’nın neresinde böyle şeyler olsa bizdekinden daha sert müdahaleye maruz kalıyor. 10,5 yıl içinde çok çeşitli şekillerde anti demokratik saldırılara muhatap kaldık. Partim hakkında kapatma davası açıldı. Benim partimin suçu neydi? Tabanımızı asla meydanlara dökmedik. Hukuk içinde kalarak mücadelemizi verdik.

 

Her birinin farklı bir ambalajı var ama niyetlerinin aynı olduğunu her zaman gördük. Bundan sonra da bu saldırıların tamamına göğüs gereceğiz.

 

"HESABI OLAN SANDIKTA GÖRÜR"

Türkiye demokratik bir ülkedir. Bizi millet getirdi. Eğer götürecekse millet götürür başkaları değil. Hükümetle bir meselesi olan bunu sandıkta görebilir. Hükümete hesap sormak isteyen vakti zamanı gelince sandıkta sorar. Haftanın üç günü parlamentoda esip gürlüyorlar. İstedikleri hesabı soruyorlar. Milli iradeye yönelik hiçbir saldırıya hangi kılıf altında olursa olsun boyun eğmeyiz.

 

"YÜZDE 100’ÜN PARTİSİYİZ"

Toplumsal hadiseleri okuruz, objektif biçimde değerlendiririz. Biz yüzde 50’nin partisi değiliz. Yüzde 100’ün partisi olarak ülkeye hizmet veriyoruz.

 

AK Parti'den iki dev miting kararı

AK Parti, 15 Haziran'da Ankara'da, 16 Haziran'da İstanbul'da miting yapacak.

 

AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu toplantısında, Ankara ve İstanbul'da iki dev miting yapılması kararı alındı.

 

Birlik ve beraberlik mesajlarının verileceği mitinglerden ilki 15 Haziran Cumartesi günü Ankara'da, ikincisi ise 16 Haziran Pazar günü İstanbul'da yapılacak.

Diplomat Haber

Diplomat Haber

 Yorum Yaz    Tüm Yorumları Oku    Bu Yazıyı Arkadaşına Gönder
 OKUYUCU YORUMLARI





Henüz Yorum Eklenmemiştir !

 Son 10 Haber
DÜNYA BUNU KONUŞUYOR: 'TÜRKLER DARBEYİ EZDİ!'
KSÜ, ORTA ASYA VE UZAK DOĞU'YA AÇILDI
BRAVVO KOMŞU BAŞKANA! UNESCO'DA 'GAZİANTEP' ÇIKARMASI
12 ÜLKE ADETA TÜRKİYE'YE SİBER SAVAŞ AÇTI
BOMBA İDDİA! ERDOĞAN ONAYLADI SİYASETE DÖNÜYOR
K.MARAŞLI HACILAR DİKKAT!
ARAÇ SAHİPLERİNİN DİKKATİNE!
DÜŞEN UÇAKTAN NASIL KURTULABİLİRSİNİZ!
YSK, CB SEÇİM YASAKLARINI AÇIKLADI
NEFESLER TUTULDU, ADAY AÇIKLANDI
 

ANASAYFA | EKONOMİ | SİYASET | SPOR | BÜYÜKŞEHİR | ONİKİŞUBAT | DULKADİROĞLU | EĞİTİM | SAĞLIK | İŞ DÜNYASI | SİVİL TOPLUM | ASAYİŞ VE GÜVENLİK | ULUSAL HABERLER | KÜLTÜR&SANAT | GÜNCEL | İLÇE HABERLERİ | SOSYAL YAŞAM | KÜNYE | İLETİŞİM

Copyright ©2005 - 2011 Maraş Times Haber Portalı