EKONOMİ
SİYASET
SPOR
BÜYÜKŞEHİR
ONİKİŞUBAT
DULKADİROĞLU
EĞİTİM
SAĞLIK
İŞ DÜNYASI
SİVİL TOPLUM
ASAYİŞ VE GÜVENLİK
ULUSAL HABERLER
KÜLTÜR&SANAT
GÜNCEL
İLÇE HABERLERİ
SOSYAL YAŞAM
Tarih : 18 Temmuz 2019 Perşembe   Saat : 12:07:39
   
   10.11.2018 - 07:55:09
  OPTİMİST

MUSTAFA SEYİTHANOĞLU
mustafaseyithanoglu@gmail.com
YIL: 2014… DİKKAT, BEN GELİYORUM!

Kapitalist sistem, devletlerin varlık sebebini iyiden iyiye vatandaşı korumak misyonundan, sermayeyi korumak hedefine yöneltmiş durumda. Yaşanan her krizde alınan tedbirler, yapılan reformlar vatandaşı koruyan değil vatandaşı borçlandıran bir hal aldı.

2014 yılından beri “geliyorum” diyen, bu yılın Ağustos ayında baş gösteren ekonomik krizin önlem paketleri de yukarıda saydığım “yeni düzen” e uyumlu şekilde sıralanmaya başlamıştır. Önce faiz artırılmış, sonra enflasyonla mücadele paketi ilan edilmiş ve son olarak da ÖTV-KDV indirimleri ilan edilmiştir. Gelin bunların ne anlama geldiğini beraber tartışalım.

Öncelikli olarak Merkez Bankasının faiz artırımı ile ne yapmaya çalıştığını kısaca anlamak gerekmektedir.

Faiz bir vatandaşın ya da sermaye sahibinin hamlelerini belirleyen en önemli finansal enstrümandır. Faiz arttığı zaman vatandaş borçlanmaktan çekinip harcamalarını kısarken, firmalar da bu artış sebebiyle yatırımlarını gözden geçirip “Kar odaklı olmayan” ve “borçlanarak yapılacak” yatırımlarını ertelemeyi tercih eder. Bu sayede vatandaş daha az borçlanır, daha az harcar, daha çok tasarruf yaparken, firmalar daha az üretip, daha az borçlanıp daha az riske girmeye tercih eder.

EN SERT ÖNLEM!

Enflasyonla mücadelenin en sert önlemi faiz artışıdır.

Merkez Bankası, asli görevi olan enflasyonla mücadele için gerekli tüm enstrümanlarını kullanmış ve üzerine düşen görevi geç de olsa yerine getirmiştir. Neden geç dediğimi bugün 7.24 TL’den 5.45 TL seviyelerine inen dolar özelinde anlayabiliyoruz diye düşünüyorum.

Gelelim iktidara,

İktidar hali hazırdaki krize, “günü kurtarmaya yönelik anlayışla” ile müdahale ederek “enflasyonla topyekûn mücadele” programını açıklamıştır. Aslına bakarsanız bu program ile amaç, vatandaşın ihtiyaçlarını daha düşük fiyatlarla karşılaması değil, yılsonunda oluşacak enflasyon rakamını minimum seviyede bırakarak maaş zamlarını düşük seviyede tutmaktadır.

Enflasyon üzerinde, yapısal reformlar planlanmadan yapılan her türlü baskılama çalışması, enflasyonun yalnızca süreye yayılmasına sebep olacaktır. Bu baskılama çalışması sebebiyle enflasyonun kademeli olarak 2019 yaz aylarına kadar %28-30 seviyelerine kadar çıkabileceğini öngörebiliriz.

Son açıklanan KDV ve ÖTV indirimi ise, devletin vatandaşını değil de sermayeyi koruduğunun en açık göstergesidir.

TEMEL GIDA

Faizleri artırıp, piyasada oluşan talep enflasyonunun önüne geçmek isterken, KDV ve ÖTV’yi indirerek yeniden talep oluşturmanın makul bir davranış olmadığı görülmektedir. Amaç ekonomik dengeyi yakalamak mı? Yoksa büyük sermaye sahiplerinin zararlarını minimize etmek mi? Hangisi derseniz, sonunda vatandaşa dokunmayacağı aşikar!

Vatandaşın zaten cebinde parası kalmamışken, aldığı ekmeğin gramajı düşmüş, giyimdeki fiyatlara yanaşılamaz hale gelmişken, Domates 7 lira, en ucuz meyve 5 lira olmuşken, kış ayları öncesinde doğalgaz %40 artmışken “0” otomobilin ÖTV’sini indirmek vatandaşı mı korur sermayeyi mi?

Bir top A4 20 TL, kırtasiye harcaması 500 TL iken, okul kıyafetlerine en az 300 TL istenirken, mağazalarda etiketlerde 200-300-500 TL yazarken, Mobilya’da KDV’yi indirmek kimin faydasına?

Tavuk, Süt, Yumurta, Peynir ’den tutun da damacana suya kadar tüm temel gıda maddeleri bir sene içerisinde %30’un üzerinde zamlanmışken, buzdolapları artık doldurulamazken, beyaz eşya ’da ÖTV’yi indirmek ne fayda?

Tekstil ürünleri, halı perde fiyatları dudak uçuklatırken, konut faizleri %0,80’lerden %1,5’lara yükselmişken, konutta KDV muafiyeti kime yarar?

Mevcut kriz koşullarında zaten hiçbir şey alamayan vatandaş için, lüks tüketime yönelik ( beyaz eşya, mobilya, araba, konut) indirimler nasıl bir rahatlama sağlayacak?

Bunun yerine vatandaşın gelirini artırmak, temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek gelir desteğini sağlamak neden devletimizin aklına gelmiyor?

Ya da sırf sabit gelirli minimum seviyede zam alabilsin diye 2 aylığına enflasyonla mücadele etmek kimi koruyor?

Örneğin maaşlardan kesilen gelir vergileri neden birkaç puan indirilmiyor? Ya da SGK tavanı ve SGK kesintisinde revizyona neden gidilmiyor?

Ana ihtiyaç kalemi olan gıda ve giyimde KDV neden “0”lanmıyor?

Krizden az zararla çıkartmak istediğimiz kesim halk mı? Sermaye mi? Eğer halksa yukarıda bahsettiğim vergi indirimleri hemen yapılmalı. Ancak az zararla çıkartılmak istenen sermaye ise zaten şu an yapılan kampanyalar amacına uygun şekilde hizmet etmektedir!

MUSTAFA SEYİTHANOĞLU
 Yorum Yaz    Tüm Yorumları Oku    Arkadaşına Gönder
 OKUYUCU YORUMLARI





Henüz Yorum Eklenmemiştir !

 Yazarın Son 20 Yazısı
 KAHRAMANMARAŞ İÇİN BU, TARİHİ FIRSATTIR!
 HAYRETTİN GÜNGÖR’Ü BEKLEYEN SORUNLAR!
 KAHRAMANMARAŞ’IN VALİSİ VE MİLLETVEKİLLERİNE!
 EV YAPIMI TÜRKİYE KRİZİ!
 CANAVAR DURDU MU?
 YIL: 2014… DİKKAT, BEN GELİYORUM!
 AMAN NE OLACAK, VARDIR BİZİM İDARECİLERİN BİR BİLDİĞİ!
 DAHA KÖTÜ GÜNLER Mİ BAŞLIYOR? YOKSA DAHA İYİ GÜNLER Mİ?
 HİKÂYEDEKİ BABAYA ÇOK BENZİYOR DEĞİL Mİ?
 GÖSTERE GÖSTERE GELEN KRİZ!
 ŞOKUN ETKİLERİNİ SONBAHARDAN SONRA GÖRECEĞİZ!
 TÜRKİYE ALEYHİNE İŞLEMEYE DEVAM EDİYOR!
 AKSİ TAKDİRDE BU SEFER YAŞAYACAĞIMIZ KRİZ, BİR ÖNCEKİNE HİÇ BENZEMEYECEKTİR!
 EKONOMİNİN BOZULMA EĞİLİMİNİN TEMEL SEBEPLERİ
 KAYNAĞIN BİR GÜN KESİLECEĞİNİN FARKINDA OLMALIYDIK!
 ÖZGÜRCE YAZABİLMEK...
 ÇOK YAKINDA...
 

ANASAYFA | EKONOMİ | SİYASET | SPOR | BÜYÜKŞEHİR | ONİKİŞUBAT | DULKADİROĞLU | EĞİTİM | SAĞLIK | İŞ DÜNYASI | SİVİL TOPLUM | ASAYİŞ VE GÜVENLİK | ULUSAL HABERLER | KÜLTÜR&SANAT | GÜNCEL | İLÇE HABERLERİ | SOSYAL YAŞAM | KÜNYE | İLETİŞİM

Copyright ©2005 - 2011 Maraş Times Haber Portalı